anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2012 Cuma

Biz böyle iyiyiz aslında ;)


Babam: Nişan şurda yapılacak..

Ben: Olur bizim için farketmez..

*

Annem: Pastayı güzel bi yere yaptırmak lazım..

Ben: Tamam yahu farketmez..

*

Bersu: Nişan'da şunu giymeliyim..

Ben: Olur yahu güzelmiş..

*

Seda: Ben ne giyeceğim peki?..

Ben: Buluruz bişeyler daha var..

*
Kankoş: Ben de kumaş seçeyim de diktirmeye başlayayım geç olacak..

Ben: Bi ara hallederiz..

*

Gani: Nişan 23- Haziran mı?

Ben: Bilmem sanırım öyle :))

Gani: Nişan alışverişine başlansın mı?

Ben: Bilmem başlansın mı?

Gani:Bana mı soruyorsun?:)

Ben: Sen bana mı soruyorsun ?:)

Ve bu kadar nişanlanacak çiftler biziz evet ama biraz garibiz sanırım ? ! :) Nişanı var düğünü var of bu kadar ayrıntıyla kim uğraşacak ?

17 Ocak 2012 Salı

Evlat olmanın vicdan azapları..

Bazen içimi buran şeyler düşünürken buluyorum kendimi. O kadar canım sıkılıyor ki bu duruma, kendime kızıyorum ama bi yandan da iyi ki aklıma geliyor bunlar diyorum. Anne ve babayı neden birey olarak da düşünmüyorum ki diyorum ? Anneler depresyona giremez, babalar bugün canım işe gitmek istemiyor diyemez, anneler sabahtan akşama kadar internette miskinlik yapamaz, babalar üzülemez, ağlamayamazlar ! Vay be amma zormuş he çocuk gözünden anne-baba rolü!

Şimdi bunlardan bir tanesini yapsa bizimkiler acayip yadırgarım! Ama olmamalı ben yapıyorum, kardeşlerim yapıyor canlarının istediklerini. Onlar neden yapamasınlar ?

Neyse , geçen gün annem küçükken beslediği "Kaz"ından bahsetti..Evet evet bildiğimiz kaz kuşu :) Annemin eteğinin dibinden hiç ayrılmazmış, hatta gece annem ve teyzemin yanında yatmak istermiş hep. Annem o kadar hevesli anlattı ki, çok seviyormuş kazını, her yere okula bile beraber giderlermiş. Annemin kazı okulun bahçesinde annemi beklermiş. Annemi kızdıran bir çocuk olursa annem kazıyla korkuturmuş hatta.. Ama sonra kazının kanadını kırmışlar annemin :( Sonra da kendine gelememiş ve ölmüş zavallıcık..Annem çok üzülmüş çok ağlamış kazına.. Bende çok üzüldüm annem adına :((

Sonra babam; babam çok fazla çocuk olamamış en küçük kız kardeşi çok şımarık babası da fazla despot bi adammış. Babam ve ablası en ufak yanlışlarında yerleşmiş dayağı :( Yazın sinema önlerinde simit,gazoz,lahmacun satmış daha küçücükken. Bazen de kuzenlerine para vermiş benim yerime 1 gün siz çalışın babama söylemeyin diye.. Neden çalışmadın da para verip kuzenlerini çalıştırdın peki diye sorunca ? Geziyordum arkadaşlarımla, çalışmak istemiyordum o yaşta.. dedi. Sonra babama da çok üzüldüm :(




Annem köy çocuğuymuş, köyde yaşamanın verdiği zorlukların yanında tertemiz ve çok eğlenceli bi çocukluk yaşamış kardeşleriyle.Ama bi yaştan sonra en küçük kardeşine bakmak zorunda kalmış, annesi çalışınca tarlada..

Babam şehirin acımasızlığı ve hayat gailesini çok erken yaşta öğrenmiş. Klişe olacak ama belki; çocukluğunu yaşayamamış bile :(

Şimdi babam facebook,skype,twitter yahut online oyunlar için çok fazla zaman harcasa hemen benim gözüme batıyor ! Ne haddime yahu bırak adamcağızı 40 yıldan fazladır çalışıyor zaten, bırak kendiyle,çocukluğuyla kalsın biraz..

Ve annem; 'Hiç bişey yapmadım valla TV izledim tüm gün dese'; ya anne yaa diye söylenmeye başlıyorum ! Nasıl da nankörüm / nankörüz !

Anne-baba istediğiniz kadar şımarın, istediğiniz kadar TV izleyip, istediğiniz kadar gezin tozun, miskinlik yapın,internette gezinin vs..

Nasılsa ne annemin kazını geri getirebilirim , ne de babamın çocukluğunu geri verebilirim...

Ve GERÇEKTEN ÇOK ÖZÜR DİLERİM !

13 Kasım 2011 Pazar

Kız isteme kaldırılsın !

Bence artık babalar kızlarını vermesinler kimselere.. Yazık ya kızlara ve kız babalarına veriyorlar kızlarını istediler diye.. Tıpkı 3 akşam önce benim babam gibi.

Ganinin babası ister beni; Kızımızı oğlumuza istiyoruz..
Babam cevap verir; Ben kızımı vermem, sadece evlenmesi için izin veririm!
Ve hayırlanır, Emin babam yüzüğümü takar ellerini öperim..

Bundan sonra kızlar verilmesin birazda erkekler verilsin ! Protesto ediyorum arkadaş neden kızlar gider ki :(

Bu arada heyecandan ölebilirdim.. Hayırlısı olsun ve Sevgiler..


*Kahveler hazır...


*Babam verdi beni Emin babam yüzüğü takarken..



*Çikolatamdan geriye kalan..


*Ganilerin adeti böyleymiş 1 tepsi baklava getirildi ertesi gün söz tatlımız yendi..


*Damat iki baba ortasında terlerken..



11 Ekim 2011 Salı

Don't Worry.. Be Happy !

Ben mutluyum!

 Evet mutluyum küçük yeğenim Yaren'imin beni düşünerek verdiği sticker yüzünden çok mutluyum, ablam; canım tatlı birşeyler çekti diye en sevdiğim bisküviden verdiği için mutluyum, 15 gün sonra Gani gelecek diye mutluyum,dostlarımla dün gece harika bir gece geçirdiğim için ve Elifim bana mükemmel bir salata hazırladığı için çok mutluyum!


*Yaren'imin bana hediye ettiği sticker :) Cüzdanımın içinde yerini aldı bile..


Bu arada Sütaş Süzme Peynir'i denedim bugün aman Allah'ım ne kadar harika bir tat o öyle? Bundan sonra favori peynirimiz.. Bak bunu tattığım için de mutluyum ;)

Ama bu ara bu şarkıyı başa çekip dinlerken hiç mutlu değilim :(



Sevgiler..

7 Ekim 2011 Cuma

Geçmiş zamanlar..da!

Sevgili BABA'nın şu yazısıyla bu kaydı oluşturma fikri hasıl oldu bende. O kaydı okuyunca acaba dedim benim anne-babam ben o yaşlardayken ne düşünüyorlardı? Nasıl bir ergenlik geçirttim onlara? Hatırlayınca vallahi üzüldüm bizimkilere..

Ortaokulda çooook şişman bir çocuktum,  72'yi falan görmüştüm basküle çıktığımda. O dönemlere ait  fotoğraflarım sandıkların en diplerinde aslında bir tarayıcım olsa ben buraya yüklerdim ama yok maalesef. Düşünün işte saçlarının uzunluğu kulaklarında bayağı bir gıdığı olan,yuvarlak surat,etli yanak, bariz şişko bir kız çocuğu! Tam olarak tasvirim buydu o zamanlar. Bu kilolar yüzünden asosyal olmuştum, doğum günü partilerine, sınıfça gidilen pikniklere, 4-5 arkadaş buluşup sinemaya falan gitmiyordum tabi ki.. Hiç bişey yapamadığım için kendimi derslerime vermiştim ki bu yüzden ortaokulda derslerim diğerlerinden oldukça iyiydi. Kilolarımın sorumlusu anne-babamdı benim için, neden bana dur dememişlerdi ki? Evde sürekli  suskundum , içime kapanık dolaşıyordum. taa ki Lise zamanlarıma kadar.

O kilonun bir kısmını yaz tatilinde bisiklet tepesinde geçirdiğim için verdim! Şöyle 10kg kadar verdim ama yine tombulum. Artık isyanım herşeye anneye,babaya, okula, düzene, eğitime herşeye :) Eve gelir gelmez odama geçiyor ve ordan asla çıkmıyorum. Annem kapıma gelip kızım birazda bizimle otur içerde, hep burdasın diyor ,hayır diyorum ben burda iyiyim.

Çok acayip sosyalistim o sıralar, önüme gelen herkese anlatıyorum sosyalizmi..(Ne haddime acaba) Siyahtan başka renk giymiyor, rock ve protest müzikten başka bişey dinlemiyor ve deli gibi sigara içiyorum! Başka tür müzik dinleyenleri anlamıyor, TSM seven babama gülüyorum, arabada giderken onun dinlediğine dayanamayıp kavga ediyorum !
Özgür olmak istiyorum , anne-baba, okul vs herşey saçma! Ben özgürüm istediğimi yaparım, diyorum ve gerçekten bu şehrin sokaklarında tabuları yıkıyoruz arkadaşlarımla.. Gitarlar çalıp şarkılar söylerek harçlığımızı çıkarmaya başlıyoruz. Sadece siyah giyiyoruz dedim ya siyahtan başka bir renge katlanamıyoruz.
Aşığız, aynı zamanda  aşık olduğumuz adamlara sinirliyiz, ona da isyan ediyoruz :)  Meydanlarda bağırıken yerel gazetede fotolarımı görüyorlar anne ve babam, çok fena kavga ediyoruz yine; gitmeyeceksin, gidicem... Ve yine seslerini susturuyorum onların protest müziğimin son sesiyle..


Bi de bateri istiyorum babamdan sanki hakediyormuşum gibi! Derslerim berbat, kimi zaman okula kafama göre gitmiyorum bile, okul da neymiş, daha önemli meseleler var halledilecek, bunları konuşuyoruz, arkadaşlarla, ne yapmalı diye..? Bateri almıyor tabi ki babam bana (ki o zaman alabilecek gücü de vardı) harçlıklarımı biriktirip 2.el bi bateri alacaktım ama olmadı, o para başka şeylere gitti. Ama hala ilk bagetlerimi saklarım! İçimde ukde kalan bateriyi sonraları bateri dersi alarak azıcık da olsa gidermiştim.Bu ergenlik dönemi hayatın gerçekten (!) gerçeklerini anladığım yıllarda bitti.. Tüm isyanlarım 18 yaşımdı sanırım, derin bir sessizliğe büründü, çünkü evimizde tüm dünyanın sorunlarından daha büyük sorunlar oluşmaya başlamıştı, neyse..

Sözün özü ailemden özür diliyorum yahu! Ne zorlamışım onların sınırlarını, ben olsam ne yapardım, ne ederdim böyle bir çocuğa? Laftan anlamayan, kafasının dikine giden, sokaklardan eve gelmeyen, odasından asla çıkmayan! Her söyleneni saçma bulan.. Büyüklerine kimi zaman saygısızlık eden ! Allah anne-babamı başımdan eksik etmesin, onlara minnettarım o zorlu dönemde beni yinede (!) anlamaya çalıştıkları için..