29 Haziran 2012 Cuma

Beter Böcek

Yaz sen ne güzel bir mevsimsin ne huzurlu, ne mükemmel, belki sıcak ama cıvıl cıvıl..Yazın vazgeçilmezlerinden biride mangaldır bence.. Mangal çocukluğumdur, mükemmel pişen etlerin dayanılmaz kokusudur. Etin kokusunu alan köpeklerin kapımıza dadanmasıdır. Babamların mangalı pişirirken 2 kadeh rakısıdır. Hep soru işaretidir kafamda bu kadar duman içinde rakı içmenin nesi zevkli ki diye ?

Bizim ailede mangalı erkekler yakar, erkekler etleri hazırlar, pişirirler. Küçük çocuklar babalarının amcalarının, dayılarının yanında dururlarki mangal yakmayı öğrensinler, onlara düşecektir görev çünkü.. Ve sonra biraz büyüyünce onlar yakarlar mangalı..

Biz geçen gün hep beraber kardeşimiz canımız arkadaşımız İbo'nun evine davetliydik terasta mangal keyfi için.. Yukarda anlattığım durumdan biraz farklıydı durumlar. Bi bakın bakalım..

Sevgiler...






Başlığımın sebebi şu yukardaki fotoğrafım. Yaz gelince iyice karardım ve tam bir beter böceğim.. :(

O yüzden size Beter Böcek filminin soundtracki olan Day-o day- ooooo şarkısını yolluyorum.. :)) Hemde çok özlediğimiz bu filmden bir kaç dk görüntü izlemiş de oluruz..



22 Haziran 2012 Cuma

Umudunu Kaybetme*

Ben ciddi bir sinema izleyicisiyimdir ama eleştirmeni değilim :) Sıkıldıkça, kafam bozuksa izlemek istediğim ve izlediğim tek tük filmler vardır. Bunlardan bir tanesi de Will Smith ve gerçek oğlunun başrollerini paylaştığı *"Umudunu Kaybetme" filmidir.(Orjinal ismi ;The Pursuit of Happyness)

Filmin gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması da daha da cezbetmiştir beni. Yakınlarda yine izledim ve izlememiş olan varsa ki olabilir gayet normaldir.Müsait bir anda izlenilsin asla pişman olmayacaksınızdır.

Sevgiler..

19 Haziran 2012 Salı

Dün bir yaşımı daha geride bırakırken;

Evlilik hazırlıklarımı,

Yuva kurmanın heyecanını,

Evden ve ailemden ayrılmanın hüznünü,

Büyümüş olmanın verdiği huzursuzluğu,

Baba evimde kutladığım son doğum günümü düşünürken..

Beni 18-Haziran'da çok mutlu edenlere teşekkür,

Bunlar için Allah'a binlerce şükür ediyorum...







12 Haziran 2012 Salı

Gözümü açtım, gördüğüme inanmadım!*

Uzun zaman oldu gelmeyeli daha doğrusu yazmayalı, affedin düğün telaşesi içerisindeyim. İstanbuldan dün geldim gelinlik için gittiğim İstanbul'da gezinmediğim yer kalmadı. Yanlış anlaşılmasın ben gelinliğimi ilk günden hallettim şimdi dikiliyor benim için ;) Kardeşim Semih Akay gelinliğin tasarımcılarından kendimi ona bıraktım ve 2 günde tam istediğim gibi bi gelinlik seçtim ! 9-Ağustos da gelinliğim elimde olacak inşallah..

Bu kez hiç gitmediğim yerlere gittim İstanbulda.. Tarihi Firüz cafeye gittim örneğin Cihangir'in tam ortasında,Nakkaştepeden İstanbul'u izledim, sonra Rumeli fenerinde Garipçe köyüne gittim inanamadım güzelliğine! Bayıldım tek kelimeyle..Oranın İstanbulda bi yer olduğuna inanamadım gerçekten. Yolunuz düşerse kahvaltı için Garipçe köyüne mutlaka gidin asla pişman olmayacaksınız..

Son 2 ay koşuşturmanın doruklarındayım deyim yerindeyse! Bana şans ve kolaylık dileyin olur mu ? Sevgilerimle..

Garipçe köyü ; Şu kahverengi ev Erdal Özyağcıların evi mükemmel bir manzarası var..






Nakkaştepeden İstanbul..

Gelinliğim burda bi yerde ;)


*Ünlü grubunun efsanevi şarkısı Rüya'dan alıntı..

3 Haziran 2012 Pazar

Öldürürüm seni !

Evet öldürebilirler, gözlerini kırpmadan..Herkes tahammülsüz, herkesin gözü dönmüş..

Tarih:19.Mayıs.2012 Yer: Samsun

Bayram dönüşü tramvaya binen 5 kız kardeş (yani biz) tramvaya otururlar.Sonra başka bir duraktan 3 kişilik bir aile biner, kadın 13-14 yaşlarındaki kız çocuğunu kız kardeş Bersu ve Elifin üstüne oturtur üstelik hiç izin istemeden terbiyesiz bir şekilde.Bersu ve Elif şaşkınlıkla kadının yüzüne bakarlar ve Bersu "Çok garip" diye söylenir. Kadın ,"Sensin garip, aynaya bak, yayıl kızım yayıl der" kızına..

Yolculuk boyunca kadın sürekli "cık cık cık" ,"terbiyesizler" vs gibi sözlerle kız kardeşleri tahrik eder. Kocası umursamaz ki zaten karısıyla çok da ilgili değil. Kız kardeşler tam duraktan inecekken kadın bize döner " Tüüü terbiyesiz, ahlaksızlar" der. Kız kardeş Seda inmeden hemen önce kadına dönüp" Sus artık şişko" der ve iner.

Tramvay hareket haline geçmeden ve kız kardeşler duraktan tam çıkacakken, tramvaydan atlayarak üzerimize kadının kocası saldırır. Küfür eder, hakaret eder, tehditler savurur üstüne üstlük kız kardeş Seda'ya vurur. Kız kardeşler korkudan tir tir titrer. Tramvay durağındaki güvenlik görevlisi (!) dahil herkes olayı sadece izler. Tabloyu kafanızda şöyle resimlendirin; Öfkeden damarları çatlayacakmış şekilde 5 genç kıza köpek gibi saldıran bir adam ve korkudan titreyen biz!

Oradan biraz uzaklaşarak polis çağırır kız kardeşler.Polisin geleceğini anlayan adam kaçmaya kalkışır diğer tramvayla , polis gelir o anda ve  tramvayı durdurur adamı alır.Adam polise"Ben subayım beni alamazsınız" der. Şikayetçi olduğumuzu söyleyince adam vurmadım yalan söylüyorlar diye geri adım atar ama polis adamın bize vurduğunu görmüştür.

Karakola gitmek için polis arabasına binmeye giderken o köpek gibi saldırgan adam kedi gibi olup özür dilemeye çoktan başlamıştır. Öyle ki şikayetçi olmamız için yalvarmıştır adeta. Karısı hastaymış çok hassasmış vs vs.. Ulan daha ilk baştan söylesene sen kimsinde el kaldırıyorsun, hakaret ve tehditler savuruyorsun...

Allaha havale ettik gitti...

Tarih:02-Haziran-2012 Yer : Samsun

Saat sabah 07:30-08:15 suları çığlık ve silah sesleri arasında uyanıyoruz, hemen dışarıya fırlayan babamdan, arka apartmanın önünde silahlı kavga olduğunu ve 2 adamın kanlar içinde yerde yattığını öğreniyoruz.Polis ambulans geldi gitti derken akşama doğru bir cenaze geliyor genç çocuk ölmüş 82 doğumlu ve işi gitmek için çıktığı o sabah akşam olmadan tabutla döndü.

Neden mi ? Hemen anlatıyorum ; Sabah işe gitmek için kapısından çıktığında bir arabanın içinde yüksek sesle müzik dinleyen bir adamı; "Müziğin sesini kıs, burada aileler var hafta sonu rahatsız etme kimseyi " diye uyardığı için ÖLDÜ!!

Birgün bizi de öldürebilirler.. Kimsenin kimseye tahammülü yok artık! İnsanlıktan yana tüm umutlarımı dün sabah yitirdim..

Sevgiler..

1 Haziran 2012 Cuma

Düğün Dernek*

*

1 Haziran;

Yazın ilk ayı,

Yeşil eriğin en güzel zamanı,

Doğum günümün ayı Haziran,

Hoşgeldin Haziran sen ne güzel mevsimsin yaz, ne güzel bir gün..

Umut dolu, mutlu, huzur dolu mis gibi kokan 1-Haziran..

Hoşgeldin yaz...

Yukardaki şarkıyı da kendime armağan ediyorum bir de bugüne çok yakıştı diye düşündüm :)

Pinhani-Düğün Dernek..

Dilerim  Haziran ayı sizinde benim gibi içinizi ısıtsın..

Sevgiler..