23 Mart 2012 Cuma

Kısa bir ARA ..



Sürekli ders modundayım..

Sınavlara çalışıyorum hatta daha çok çalışmam lazım..

Sınav dönemim geldi çattı..

Yetiştiremeyeciğimden korkuyorum..

Bir de İdare Hukuku dersinden çok korkuyorum..

Dua ve şans istiyorum sizden..

Buralara fazla uğrayamıyorum bu yüzden..

Geldiğimde sürpriz haberlerim olacak, değişik gelişmeler var.. Bu yüzden yarın Gani burada olacak.. Hayırlısı olsun bakalım :)


Şemsiye çikolatalar babam çok sever evden hiç eksik etmez. Geçen gün bayağı bi abartmıştı:) Benden tüm şemsiye çikolata sevenlere gelsin..

Sevgiler...

20 Mart 2012 Salı

Sizi özledim bu gece !

7 yaşındaydım "Nihat dedem" vefat ettiğinde, eve getirdiler seni 1 gece kaldın evde yanına bile uzandım korkmadan.

14 yaşındaydım "Ömer dedem" vefat ettiğinde,  Erzurumdaydın cenazene yetişemedim!

21 yaşındaydım " Babannem" vefat ettiğinde, belki de nefes aldığın için sevindim, o hortumlardan kurtulup rahata erdiğin için huzur dolduğun için sevindim..

24 yaşındaydım " Anneannem" vefat ettiğinde, üniversiteydim ve sen Erzurumda sana da yetişemedim ama 2 gün kendime dahi gelemedim.

20 yaşındaydım "Gökhan'ım" vefat ettiğinde, sen de uzaktın ama sen geldin!Getirdiler seni..Geldiğinde sana çok kızgındım..

Bugün en küçüğünüzün ölüm yıldönümü ona oralarda yalnız bırakmayın olur mu?

20-Marttı, Eskişehirdeydin seni arıyorduk açmıyordun..

20-Marttı arıyorduk açmıyordun, açmadıkça sana kızıyorduk!

20-Marttı sen açmadıkça biz sana kızıyorduk hatta sövüyorduk Gökhan kimbilir ne haltlar çeviriyorsun! diye!

20-Marttı telefon çaldı, telefonun ucundaki ses " Senin öldüğünden  bahsediyordu"..

20-Marttı dışarı fırladık, deli gibiydi herkes, deli gibiydik, delirmiştik."Gökhan öldü"?

Nasıl öldü?

İntihar

Nasıl ???

Kendini atmış..

Gökhan mı? Ne saçmalıyorsunuz siz? Gökhan kendine mi kıymış?

20 Mart; Evet atlamış, düştüğünde ölmemiş kardeşim..Arkasından koşarak inmiş o lanet kız, Gökhanımın kafasını o lanet dizlerine almış.. Gökhan en son " Ayaklarım çekiliyor aşkım" demiş ve Gökhanımın son sözleri de bu olmuş.. Susmuş...

20-Marttı geliyordun o lanet şehirden, yola çıkmıştın son kez.

Bekliyorduk seni deli gibi, herkes sus pus, kimi bir noktaya bakıyor sabit, bense beyin felci geçirmiş gibiyim, düşünüyorum bu acı geçmeyecek, hayat hep böyle devam edecek, acı içimize gün be gün işlenecek..

Geldin, bakamadım sana, bakmak istemedim belki de  o sandukanın içinde görmek istemedim seni, kötü olurum diye değil. Kendimi geleceğine inandırmak istiyordum, sen hala o lanet şehirde üniversitedesin.

Ben senin mezarına dahi gidemiyorum kardeşim..

Ben sizi bu gece çok özledim.Dedelerim,anneannem,babannem, Gökhanım size emanet!Sizleri çok seviyorum! Hepinizin ruhu şad olsun !










18 Mart 2012 Pazar

Kız kardeşler güneşi gördü..


Bir pazar gününün daha sonuna geldik. Bugün hava mis gibiydi kahvaltıyı eder etmez kendimizi attık sahile tüm kız kardeşler.

İnsanlar da görmüşler pazar güneşini dururlar mı ? Tüm Samsun dışardaydı çok kalabalıktı ben severim kalabalığı şikayet etmedim açıkcası..


Bugünün tek sinir bozucu yanı yemekten sonra çay içmek için gittiğimiz bir mekandı. Aslında o mekana gitmek istemiyordum geçmiş tecrübelerimden ama çay içmek için yakınlarda tek o mekan vardı. Neyse şimdi biz çaylarımızı istedik. Çay 2TL zaten artık neredeyse aynı fiyat buna amenna..
Çayın yanında herkese küçük kapta yer fıstığı geldi. Garsonu çağırdım alabilirsiniz ikramları biz yemeyeceğiz dedim. Garson, onlar ikram değil, fix dedi. Ben, Fix ne demek dedim? Yani çay içecekseniz bunları da almak zorundasınız dedi! Efendim şaka mı? Yani biz bunları yemesek de ödemek zorunda mıyız dedim? Garson, peki o zaman ikramımız olsun dedi. Ben de hayır istemiyoruz ama merak ediyorum ne kadar bu yer fıstıklarının tanesi dedim 4 lira dedi. Biz 6 kişiyiz düşünün artık hesabı...Adam bana kafasına göre hesap çıkarıyor..Fixmiş ne fixi, ne demek fix çerez?12tl yerine 36tl ödeyecektik yeseydik o fıstıkları.. Neyse bir daha da asla gitmem o salak yere.. Bu arada Samsun'a yolu düşen olursa Atakum sahilinde "ORJİN CAFE" bu mekanın ismi:) Hazırlıklı olun:))

Güneşi gördük biz valla yarın da 19 dereceymiş, yaşasın!

Sevgiler..


16 Mart 2012 Cuma

Biz böyle iyiyiz aslında ;)


Babam: Nişan şurda yapılacak..

Ben: Olur bizim için farketmez..

*

Annem: Pastayı güzel bi yere yaptırmak lazım..

Ben: Tamam yahu farketmez..

*

Bersu: Nişan'da şunu giymeliyim..

Ben: Olur yahu güzelmiş..

*

Seda: Ben ne giyeceğim peki?..

Ben: Buluruz bişeyler daha var..

*
Kankoş: Ben de kumaş seçeyim de diktirmeye başlayayım geç olacak..

Ben: Bi ara hallederiz..

*

Gani: Nişan 23- Haziran mı?

Ben: Bilmem sanırım öyle :))

Gani: Nişan alışverişine başlansın mı?

Ben: Bilmem başlansın mı?

Gani:Bana mı soruyorsun?:)

Ben: Sen bana mı soruyorsun ?:)

Ve bu kadar nişanlanacak çiftler biziz evet ama biraz garibiz sanırım ? ! :) Nişanı var düğünü var of bu kadar ayrıntıyla kim uğraşacak ?

13 Mart 2012 Salı

Bir baba doğdu bugün!

Benim babam doğdu,

Esmer babam,

Uzun boylu babam,

Heybetli babam,

Duyarlı babam,


Neşeli babam,

Çok hızlı konuşan babam,

İnsanlara çabuk kanan babam,

Hala çocuk yürekli babam,

Herkesi kendi gibi sanan babam,

Yufka yürekli babam,


Bazen kızıyorum sana, bazen küsüyorum, bazen beni sinirlendiriyorsun, çok da kırıyorsun bazen..Her baba-kız gibi işte..

İYİ Kİ DOĞMUŞSUN 1960 MARTINDA  BABAM!

11 Mart 2012 Pazar

Yaz dostum!

Ne güzel bir şarkıdır di mi? Barış Manço yıllar önce yazmış ama hala yeni çıkan bir hit gibi!

Yazmak istiyorum ve yazıyorum da, burda da çok severek yazıyorum ama kalem tutmak bambaşka.. Ben severim kalemleri, hatta küçük bir kalem koleksiyoncusuyum nacizane :)

Neyse konumuz bu değil, sanal ortamlara takmış durumdayım da bu aralar,facebook,twitter,blogger,wordpress,kişisel siteler vs.. Nasıl yazmışlar var ya, yazılanları okuyunca ne kadar sığ bi insanım ben ya dedim, millete bak süperler, mükemmeller,aşmışlar, tamamlanmışlar.Hani genç jargonuyla ; olmuş bunlar ;)

Sanırsınız feylosof * hepsi..Yazsınlar tabii ki, elbet yazacaklar, yazsınlar! Ama had bilsinler, hadsizlere tahammülüm yok! Diyeceksiniz ki okuma hadsizleri, çok bilmişleri, ("Çok bilen, çok yanılır.") okuyacağım, okumalıyım insanların hepsini..Yazmak için..

Bu ara bayağı bi isyankarım hee, hayır olsun inşallah! Ben edebiyat severim okumayı severim, herşeyi okurum,tür farketmez, hangi tarz okursunuz? cevabı da yoktur bende,okurum.. Okumak ağırdır, yazmak her yiğidin harcı değildir. Okuyarak anladım bunu..

Ey hadsizler; Yazın siz okurum sizi de,yaz dostum!

*Bu arada eski fotoğraflara bakıyorum kaç gündür.. Burada 4,5-5 yaşlarındaymışım,ayakkabılarım ne güzelmiş yaa ;)




İnsanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var
Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin gözalabildiğince
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir.
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri
Sonuçta ne küçümse insanları kızım
Ne de önemse gereğinden çok
Ama anlamaya çalış
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri*
Feylosof:Filozof
"İNSANLAR" şiiri en sevdiklerimdendir üstad ATAOL BEHRAMOĞLU'NUN..

Sevgiler..



9 Mart 2012 Cuma

Kahvem nerde ? !

Ben günde iki fincan Türk kahvesi, iki fincan nescafe, haftada iki kez de caramel macchiato içen bir insandım.. Taa ki bana kafein yasaklanana kadar.. Sadece kafein mi?



Efendim yasak listemi sayıyorum ; Kafein, sütlü çikolata (ki ben bitter çikolata yiyemem), kola(hadi bunu geçtim ben kola sevmem zaten), çok miktarda siyah çay (önüme koysanız bir demlik içerim), yapay gıdalar( abur-cubur ahh ahh), mayalanmış yiyecekler örnekse beyaz peynir ( en çok tükettiğim kahvaltılık), bira ( bundan feragat edebilirim tadını çok sevmem, sık tüketmem zaten)...




Bu liste arasında en çok kafein yasağına zıtım! Gün boyunca o kadar özlüyorum ki :( Şimdilik azalttım ama kökten kesemiyorum.. Günde 1 fincan türk kahvesi içiyorum valla. Bunun yanında nescafe istediğim zaman; elma çayı, kırmızı meyveler çayı,karışık bitki çayı falan tüketiyorum ama hiç biri kafeinin yerini tutamıyor.

Çok dertliyim anlayacağınız :(

8 Mart 2012 Perşembe

Mutluluk Atölyesi

Biz kız kardeşler küçücük maddi sermayemiz, kocaman manevi sermayemizi harmanladık. Ortaya Mutluluk Atölyesi'ni çıkardık. Biz bir yola çıktık ,bizce atölye işçileri güzel ürünlere de imza attı. Desteklerinizi bekliyorlar..

Twitter hesabımız
Blogumuz



7 Mart 2012 Çarşamba

Karşıyım herşeye karşıyım, var mı ?

Ordan burdan duyup da bilgiçlik tasyalanlara,

İki kitap okuyup da , kendini o konuda tecrübeli sananlara,

Atatürk'ü sevmeyen gençlere,

Çocuklarına Atatürk'ü aşılayamayan anne-babaya,

Milletin dinine dil uzatan yobazlara,

Şu sanal ortam da konuşup konuşup, gerçeğin içine girdiğinde sus pus olanlara,

Maç girişlerinde üstümüze abanan kırolara,

Kendisine bakmadan, karşısındaki yerden yere vurana,

Otobüs de müzik dinlemememden rahatsız olan ama kendisi çen çen konuşan şişko teyzelere,

Çocuklarına yarış atı gibi davranan ebevynlere,ve bunu söylediğimde herşey onların iyiliği için diyenlere,

Herşeye karışan,her konu hakkında biligisi olduğunu sananlara,

Televizyon kanallarındaki saçmalıklara,

Türk insanının gitgide duyarsız oluşuna,

Bazı blog kayıtlarının sahteliğine,

Sinsilere,düzenbazlara,aşırılığın her türüne,

Yapmacıklara,sahtelere...

KARŞIYIM ALAYINA KARŞIYIM VAR MI ?










6 Mart 2012 Salı

Sen kimsin?

Seni tanıyorum evet seni çok iyi tanıyorum! Ben insanları analiz etmeyi çok iyi bilirim ama onların benden haberi yoktur. Çevremde olup biten herşeyin farkındayım ama uzağındayım!

Koyu kırmızı rujunu sürüp sürüştürüp, takıp takıştırıp geldiğinde benim gördüğüm bu değildi emin ol! Hatta hiçbirimizin ki bu değildi, kandırdığını sanıyordun ama kandıramıyordun kimseyi. Yıllarca çektiğin ızdırabı ya da belki de çekmiyordun yine bizi kandırıyordun? Benim şüphelerim vardır her insan için, kimseye körü körüne inanmam. Hep bi acaba vardır kafamda?Yine yanılmadım, yine yanılmadım!! Öyle bir geçer zaman ki; yaşlanıp çöktüğünde ne makyajın, ne taktıkların saklamaz acınası yalnızlığını..


Ben ülkenin en Kuzeyindeyim, en dengesiz memleketinde; havası da dengesizdir, insanı da, denizi de.. Benim de sağım solum belli değildir, şaşırmışsındır belki de benim bu halime ama sonra alışmışsındır her dostum,kardeşim gibi,ailem gibi. Güneyinde yaşayanlar nasıldır sıcakkanlı mıdır? Cografya öğretmenim "İklimler insanların karakterlerini bile etkiler" demişti.. Dengesiz olduğumu söylüyorum işte, hani ben kendimi gizlemiyorum.Buyum diyorum belki en kötü yanım budur!

Bizim suçumuz ne? Biz sana ne yaptık da böylesine aptal yerine koyuyorsun , ya da koyduğunu sanıyorsun? Kimsin sen, kaç yüzün var? İki yüzlülükten daha öteye gittiniz.. Hangisisin sen; naif,akıllı olan mı, kurnaz mı, çok bilmiş mi, güzellik budalası mı, sinsi mi,nankör,yalancı? Hepsinden biraz varmıydı yoksa? Bence vardı, ben sende bunların hepsini yüzüne bakınca görüyordum. Ama diğerleri çok farklı sanıyorlar seni, yazık!

O kadar sinirliyim ki ben kolay kolay sinirlenmem ama bu kez sinirliyim çok ! Ben asabiyetlerimle ve üzüntülerimle dalga geçmeyi çok iyi bilen biriyim aynı zamanda.. Bu yüzden biraz eğlendirmek de istedim kendimi yazarken..

Nasıl da yalan herşey, nasıl da sahte.. Bu yüzden sadece Yalan Dünya izliyorum :)

Sevgiler..

Dipnot: Dün gece bir blog kaydı okudum kandırılmakla ilgili, bugün ona benzer bişey yaşadım şaka gibi..

Dipdipnot:Fotoğrafa çok güldüm benim 1960daki halimmiş :)

5 Mart 2012 Pazartesi

Yetenek mi? Odunum odun!


Daha once bahsetmistim baleyle cok gec tanistigimi ve buyulendigimi.. Samsun Devlet Opera ve Balesi 3-Martta "ZORBA"adli bale temsilinin promiyerini sergiledi ve kiz kardesler tam tekmil temsildeydi.. Temsil 2 saat surdu ve biz yine soluksuz, tabir-i caizse agzi acik izledik. Neden bale sanatiyla bu kadar gec tanistim ki ben  ?
 Yalniz sanatcilari ne izlerken dusundum de, ben de yahut biz de neden yetenegin y'si bile yok? Neden ben baleyle, tiyatroyla yada sanatin herhangi bir daliyla tanistirilmadim kucucukken? Anne babam bir tanesine gonderselerdi beni belki de ben simdi cok yetenekli bir sanatciydim.. Neden olmasindi ki? O sahnede ben, biz olabilirdik o koca salon beni alkislasaydi ne para isterdim ne pul...

İlerde bigun cocuk sahibi olursam, cocugumu her turlu etkinlige gondericem yemin olsun:) Gitmek istemezse kolundan çeke çeke götüreceğim :) Ben yapamadım o yapsın misali..
Anası resmen odun gibi , hani dugunlerde bi iki bel kivirma, iki gobek atma disinda tek yetenegim el cirpma:)

Aslinda belki de ben cok yetenekliyim ama bundan haberim yok. Ne bilim ornekse, cok iyi fotograf cekebilirim belki, ya da belki elime alsam bi keman egitilirsem cok cabuk kavrarim.. Neden olmasin ki bence ben cok yetenekliyim ve bunu ortaya çıkaramadan göçüp gideceğim : (

Video Zorba temsilinin finalinden, sarkiyi o esnada canlı seslendiren, 2 saat boyunca muhteşem performansıyla sahne altındaki canlı orkestradan ve sahne üstündekilerden o kadar büyülendim ki ! Gerçekten herkes sanatkar olamaz!
Videoyu youtubedan aldım aynı temsil! Fotoğraflar Samsun prömiyerinden..



Sevgiler..





1 Mart 2012 Perşembe

Küçük kız acelen nereye?


..hangisi anlatir seni
susmak mi aglamak mi
onmesenmeyi beklerken
yitip giderdin ya hani
bu sehir derdin ya hep
mutsuz ederdin kendini
hep birseyler eksikti
ne yapsam da

kucuk kiz acelen nereye
kucuk kiz acelen nereye
kucuk kiz ne zaman buyuduk soyle..


Nedir bu büyümek dedikleri? Ben 26 yaşındayım büyüdüm mü? Büyümek isteyen kim yahu ? Büyümeyeceğim ölene kadar..Ben hala fotoğraftaki gibi dedemin  küçük şımarık torunuyum bi kere!

Canım yol arkadaşım Merveyle konuşmamızdan bir bukle ;

Merve Ilhan tohuma kaçtık galiba :( hüzünlendim ben amaaa ne çabuk büyüdük

Derya Çamsu ben hala büyümedim kendi adına konuş :(

Merve Ilhan büyüdün işte evleniyosun . büyüyenler evlenirrr hıh

Derya Çamsu allah allah kim demiş bunu ? büyümekle uzaktan yakından alakam yok benim, bence büyümek insanın kendi kendine yakışanı giymesidir..

Merve Ilhan gece gece suss bi allah aşkına :)))

Derya Çamsu gevezeyim birazzz, diyor şarkıda o yüzden konuştum sanada yaranılmıyor..;)