28 Kasım 2012 Çarşamba

Çoook sinirliyim! (Dikkat çirkin foto barındırır!)

Aldığım markette konserve bezelye kalmamış az ilerdeki BİM markete gittim acelem vardı aldım çıktım eve geldim açtım ve midem bulandı! İçinden pislik içinde kıl,tüy yapışmış zeytin çekirdeği çıktı!! Yarın ilk iş üretici firmayı aramak Kınık konserve üretiyormuş İzmir üretim fabrikası!!

Çok sinirliyim ya görmeden pişirseydim resmen sağlığıyla oynuyorlar insanların yazıklar olsun!

Biraz araştırdım Şikayetvar.com sitesinde aynını yaşayan olmuş maalesef: http://www.sikayetvar.com/sikayet/detay/1409749/yurdum-bezelye-konserveden-yabanci-cisim-cikti

İşte bu da benim çektiğim foto buyrun bakın mideniz kaldırırsa!


27 Kasım 2012 Salı

Yeni gelinden tatlı tarifi..

İlk kez blogumda yemek tarifi vereceğim  çok heyecanlıyım:) valla kaale alıp tarif yapar mısınız bilmem ama ben severek yaptım yedim bu tatlıyı, biraz ağır bi tatlı ama bazen tatlı krizim fena tutar iyi geldi o yüzden;)

Neyse geçelim tatlımıza adı "Yoğurt Tatlısı"
5 yumurtayı 5 kahve fincanı şekerle iyice çırptım önce, daha sonra yoğurt,un,kabartma tozu ve vanilya ekleyerek mikserle 10 dk kadar çırptım yağladığım borcama karışımı döktüm.180 derecelik fırında 20 dk pişirdim. (üstü hemen kızarıyor ama içi hemen pişmiyor o yüzden üstü biraz kızarınca folyoyla örttüm üstünü)
Bi yandan da 5 su bardağı şekerle 5 su bardağı suyu ve bide limonla tabi şerbet hazırladım şerbeti soğumaya bıraktım, fırından çıkardığım tatlıyı 5 dk bekletip dilimledim ve şerbetin tamamını üstüne döktüm ılıyınca yedik ;) İşte bu kadar dediğim gibi biraz ağır bi tatlı tek bi dilim bile yeterli:) Çay koydum ben yanına mis gibi yedik sevdicekle;)

Bide fotolarla anlatayım;

Önce yumurta ve şekeri çırptım iyice;



Sonra diğer malzemeleri ekleyip 10 dk çırptım



Yağladığım borcama döktüm


Fırından bayağı kabarmış çıktı :)

Şerbet soğuduktan sonra tatlıma döküp üstünü fındık ve hindistan cevizi ile süsledim

                      Çayla beraber mideye indirdik ;)








Yeni gelinin tarifine güvenip yapar mısınız bilmem ama deneyin derim, sevgiler;)



26 Kasım 2012 Pazartesi

Sıkıldım!

Neden mi? Bugün evliliğimin 3.ayı yok yok evlilikten sıkılmadım şükür gayet mutlu ve huzurluyum. Sıkıldığım evimin bitmek bilmeyen dertleri. Bugün hala inşaat pisliği süpürüyorum 4 ay olacak nerdeyse taşınalı!!!

Biz evlenmeden 1 ay önce Gani'nin iş değişikliği nedeniyle Çerkezköye taşınmak durumunda kaldık hiç bilmediğimiz bir yerdi internetten biraz araştırdık ve bizim için en uygun olan Narinpark sitesinde karar kıldık Çerkezköye geldik Narinparkın evlerini gezdik 2+1 evlerden birini beğendik ev, site harikaydı ne istersen düşünülmüş fitness salonu, alışveriş merkezi (minyatür tabii), havuzu özel güvenliği ankastre mutfak eşyaları herşey içinde mis gibi biyer ayrıca kiracı da olsanız ev sahibi de olsanız 2 sene boyunca evin tamiratı eksiği gediği çıkarsa ücretsiz siteyi yapan firma yami Martı GYO tarafından karşılanıyor.

Neyse evi temizletip son kontroller yapıldıktan sonra biz taşındık 15-20 günden sonra koridorun banyo tarafından su sızıntısından kaynaklanan kabarma olduğunu gördük site yönetimine söyledik geldiler baktılar sorunu buldular kabaran yeri zımparalayıp kurumasını bekleyip boyadılar banyo derz ve silikonlarını yenilediler tabii inşaat pisliği benim ellerimden öptü.

Neyse çok geçmeden mutfak tezgahının duvarla bağlantılı olan yerinin silikonun kalktığını fark ettik o da yenilendi tabi yine bi pislik! Çok geçmeden Çerkezköydeki yağmurlar yüzünden balkonlardan sızan su bütün balkon duvarlarımı kabarttı su sızmış içeri 20 gün kurumasını bekledik alçılandı onun da kurumasını bekledik henüz bugün alçı ve boyası yapıldı salonum berbat oldu yine inşaat pisliği bana kaldı.

Aa bi de ne görelim koridorun duşakanin tarafından su alan yeri tekrar kabarmış haydaa tekrar kazınıp zımpara yapılıp alçılandı boyandı!! Yatak odasındaki pimapenlerin silikonları yerinden oynamış onlarda tekrar yapıldı ve ben az önce temizliği bitirdim!

Üstelik tam da bitmedi salon duvarlarının bir kısmı boyanamadı çünkü kurumamış tekrar gelecekler valla sıkıldım! Ustalarla kanka oldum inanın:)

Çok mağdurum bu durumdan burdan ev alacaklara ya da yeni eve taşınacaklara uyarım; ne olursunuz iyice araştırın biz bu evlerin içine lüks ve kullanışlı oluşuna aldandık ama detaya girince tırt çıktı tabir-i caizse:( Üstelik fiyatlarda uygun falan değil bu eve çok bile! Bu arada sitedeki diğer evlerin hepsi aynı yani hepsinde bu tip sorunlar çıkıyormuş soruşturdum.

Martı Gyo eğer denk gelirse bu yazıya bu kadar dandik malzemeyle koca siteyi yaptığınız için sizi kutluyorum hergün adınızı anıyorum sizin bilmem kulaklarınız çınlıyor mu? Başka projelerinizi bilmem ama Çerkezköy Narinpark projeniz berbat!

Oturduğum siteyi merak eden olursa buyrun linke tıklayın:
http://www.narinparkevleri.com/

24 Kasım 2012 Cumartesi

Dün gece canım sıkılınca ..

Bitirdiğim kişisel temizlik ürünlerini ayıklayıp çöpe atayım dedim, atmadan önce bi de sizin için fikir olsun diye burda azıcık anlatayım dedim;)


1.Garnier Detoks etkili üzüm özlü göz makyaj temizleyicisi: Ben aslında göz makyaj temizleyicisi kulanmam ee napıyorsun peki diyeceksiniz;) Gül suyuyla temizliyorum valla yıllardır. Neyse bunu bi gaflet anında almışım bitmek üzere azıcık kalmış dibinde atıyorum atıyorum attım. Bence hiç başarılı değil o yüzden benımla değil almam bir daha..

2.Nivea Invisible for Black&White deodorant:Pudralı olunca azıcık tereddüt etsemde kullandıkça çok sevdim gerçekten etkili ve koyu renk kıyafetlerde iz bırakmıyor gerçekten tabi kıyafetin dibinden sıkmayın siz yine de;) Tekrar alırım çok memnun kaldım.,

3. Uni Şelale Gül Suyu: Bilmem anlatmaya gerek var mı? Ben yıllardır yüzüme tonik olarak bu gül suyunu kullanırım hatta makyaj bile temizlerim yeri gelince;) Tabii ki yine alırım..

 

4. Benri Hinditan Cevizli Aromalı El Kremi: Kokusu mükemmel zaten ben bu yüzden aldım:) 
Gratisten almıştım çok da uygundu fiyatı 2 lira mı ne öyle bişey bi de 75ml ama gel gör ki formu çabuk bozuldu çok sıvılaştı. :( Sanırım bi kere daha almam..

5. Cettua Oil Control Tissue Yağ Emici Mendil: Bunu havaalanı Gratisten almıştım içinde 50 adet 
var sanırım mendil formatında değil de daha çok kağıt gibi.. Ama anlık çözüm için işe yarıyor yüzdeki yağı emiyor.Tekrar görsem alırım..

6.Johnson's Vazelin: Bildiğiniz vazelin ilk kez bu markayı kullandım ben aslında Uni Vazelin kullanırım onunla hemen hemen aynı etkide ama bu çok daha pahalı gereksiz bence;) Bi kere daha almam..

7.Isabelle Dupont Dream Finish Matte Mousse Foundation : Ben çok fazla neredeyse hiç fondöten kullanmam ama arada özel günler olunca lazım oluyor bendeki en küçük boyuydu o yüzden ilk kez
kullandığım bu markadan çok memnun kaldım alırken tereddüt etmiştim ama tekrar bulsam tekrar alırım..Kadife gibi yapıyor cildi ve kapatıcılığı çok başarılı...

Ya bu arada ben cok sık araliklarla kozmetik bitiremiyorum insanlarin bloglarinda tukettim yazilarini gorunce imreniyorum valla:)


Not: Maya'nin Gunlugu diye bi blog vardi haberi olan var mi uzun zamandir yazmiyor merak ettim:(










23 Kasım 2012 Cuma

Yaprak sarması benim neyime acaba?

Canım çok istediği için üstüne bi de oruç hali eklenince dedim ben bi yaprak sarayım, burda sadece Pazar günleri pazar kuruluyor onun dışında böyle yaprak falan isterseniz marketlere gidersiniz neyse oruç oruç düştüm yollara Kipada bulabildim salamura aldım hemencik.

Neyse efendim ben başladım iç hazırlamaya ki söylemesi ayıp annemden idmanlıyım iyi iç hazırlarım:) Sarmanın içini pişirdim mis gibi de koktu ev dedim tamam sarmalara başlayayım yaprakları vakumlu poşetten elime bi aldım ki aman Allah'ım yaprak değil adeta tahta!! Tamam bazen yapraklar sert hatta anne tabiriyle kart olabilirde bu yapraklar kart ötesi olsun dedim moralimi bozmadım sıcak sularda beklettim 1 saat kadar sonra yıkadım bunları soğuk suyla sanki azıcık iyi gibi oldu dedim ben bunu sarar pişiririm iyice güzel olur!

Sarıyorum ama yaprak hala sert orucumda dua ediyorum Allah'ım bu piştiğinde mis gibi olsun birden değişsin bu yaprağın formu azıcık yumuşasın diyorum;) Neyse sardım pişirdim soğumasını ve iftarı bekledim. ( Bu arada Kipadan yaprak falan almayın sert oluşunun yanı sıra  yaprakların çoğu yırtık ve her bi yaprak boyutu abartısız kafam kadar kocaman;) tamam ince sarabiliyorsun ama yaprak boyutu bildiğin bi kurşun kalem kadar oluyor;)

Neyse iftar vakti ben orucumu açtım dedim tamam artık yicem bu sarmayı ve ısırdım! Isırmaz olaydım yaprak ilk haline geri dönmüş sanki bildiğin kağıt çiğnenmiyor sertlikten:( Ama içi harika olmuştu tüh dedim yazık oldu bunca iç harcına Allahtan iki kişilik sarmıştım. Nefsim körelsin diye 3 tane yedim hatta iftardan bi kaç saat sonra belki yumuşamıştır diye bi tane daha attım ağzıma  ama yok olmamış pişerken daha yumuşaktı sanki piştikten sonra yine sertleşmiş :(

Akşam sevdicek geldi ona da verdim dedim serttir benim sarmalarım yerken dikkat et yemedi bile çok tokum dedi:( Haklı iyi ki yemedi  adam  yese çok kötü sarma yaptığımı düşünüp hiç yemeyecek sonrakileri:)

Yaa işte yeni gelinin sarmayla ilk imtihanı :( Bekarken özellikle bayramlarda kız kardeşlerle tepsi tepsi sarardık yemelere doyum olmazdı ben onun kadar olmasa da ucundan kıyısından onun kadar olur dediydim ama cık kağıt sarma oldu bildiğin :)

Aa şimdi şimdi aklıma geliyor Kipada bu yaprakların kampanyası vardı 1 alana 1 bedava diye şimdi anlaşıldı neden öyle olduğu!!!

Tamam yapraklar getçekten kötüydü ama ben mi yanlış yaptım bi yerde onu da bilemedim ki:(

Sevgiler..

21 Kasım 2012 Çarşamba

İftara kaldı 1 saat ;)

Ben bugün niyetliyim saat 16:56da iftar vakti.. Ne yapıp yesem bilemedim evde tekim dünden kuru patlıcan dolmam var azıcık tarhana çorbası da var. Ama illa yeni bişey pişirmek istiyorum öte yandan da tek olduğum için bi kase çorba içeyim yeter diyorum..

Oruç oruç iyi saçmaladım hee.. Neyse kalkim de bi mutfağa girip ne yapabilirim bakayım..

Mutfağa girdiğimde bu amca bana hazırlasa bi döner fena olmazdı ;)




20 Kasım 2012 Salı

Benim neyim eksik? Bende Kitap Fuarına giderim elbet

Aman iyiki de gitmişim valla. Hani ben Çerkezköyde oturuyorum ya benim gidebilmem daha kolay aslında İstanbul da yaşayanlardan valla çok çok kolay oldu sadece 1-2 km trafik çektik o kadar sonrasında park etme de içeri girme de çok kolay oldu. Hem zaten kitap fuarının bu kadar kalabalık tıklım tıklım olmasına ben çok sevindim demek ki okuyor benim sevgili memleketim dedim.

Kitap okuyoruz demek ki dedim bi gurur duydum valla helal dedim. Şimdi baktım milletin elinde listeler istedikleri kitapların listesini yapmışlar yayınevi,yazar kitap adı. Çok akıllıca valla biz iki saf bütün standlara saldırdık merak ettiğimiz kitapları elimize alıp inceledik azıcık okuduk bile ;)

Söyleşiler vardı ve çok fazla da yazar ben o kadar yazarı bir arada gördüğüm için mutlu oldum. Hatta bir tanesi vardı ki.. Onu görünce sevdiceğe "Aaa bak şey şey yaa hani var ya rakı seviyor !!!"" az bana bakar mısınız kocca gazeteci, köşe yazarı bi dolu kitap yazarı adamı sadece "rakı sever"e indirgedim.. Gördüğüm Aydın Boysan idi. :) Ama napim valla aklıma gelmedi ismi. Neyse o kadar da kalabalık değildi başı ben sevindim adamcağız bunalmasın, tontonun teki zaten çok seviyorum onu sohbet etmek isterdim :(

Nesin yayınevine gittik Ali Nesin oradaydı ama sanki karşımda Aziz Nesin vardı bu kadar mı benzer bi adam babasına onu görünce uzun uzun baktım çok da duygulandım. Aziz Nesin kitapları okuduğum için şanslıyım dedim kendime onu anladığım ve sevdiğim için de..

Bi ara ben kitaplara dalmışken sevdicek bana birini gösteriyor aaa bi de baktım Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay yani şu meşhur Karatay diyetinin anası :) Ben o kadının kitabını ve anlattıklarını dinleyerek 13 kg verdim. Onun sayesinde hala sağlıklı besleniyorum ve 51 kiloyum. Hemen gittim yanına ilk önce teşekkür ettim verdiğim kiloları söyledim o da beni tebrik etti daha sonra muhabbet ettik sevdicek ben ve Canan hoca. Yeni kitabını edinmemiştim alacaktım zaten hemen aldım yeni evli olduğumuzu sohbet sırasında söylemiştim adıma güzel dileklerde bulanarak imzaladı ve bana yazdıklarını stand önünde yükses sesle okudu. O kadına sağlığımı borçluyum diyebilirim çünkü bana beslenme nasıl olur o öğretti bu yüzden ayrıdır yeri.

O stand benim şu stand senin  ben deli gibi Uykusuz standını arıyorum çünkü Fırat'ın aksesuarlarından alıcam o kesin vardı kafamda. Kitapları almayı bitirdikten sonra Uykusuz standında kendimi attım aldım tüm istediklerimi yaşasın! İçim rahatlamış şekilde bitirebilirdim fuar gezisini ama gitmek istemedim. Sonra bi de baktım orda biyerde idefix standı var görevlilerle sohbet ettik yine zaten geveze ben herkese bişeyler sordum. İdefix bize kupa hediye etti ve müthiş şeylerden bahsetti çok sevindik 23-Kasım ve 25-Aralık tarihleri arasında %30-%70 arası indirimle Sanal Kitap Fuarı varmış bu fuardan nasiplenicez inşallah çok eğlenceli olacağı kesin. Birde İdefix'e ait olan Sabitfikir isimli Edebiyat dergilerinden verdiler bize mutlu olduk valla.

Artık çıkabilirdim işte 3,5 saat gezdik fuarda sevdicekle hiç biyerde aklımız kalmadı. Kitap fuarı inanılmaz büyüledi ben kalabalık oluşuna ayrıca sevindim tekrar belirteyim çocukların kitap aşkı da çok güzeldi.

Bu da benim kitap fuarı maceram.Aldıklarım da aşağıdaki gibidir..

                      Fırat kupalarımız ekmekli Fırat benim, diğer kocaman terlikli Fırat Gani'nin ;)


Leman standından yuvarlak tepsimiz ;)


İdefix standından hediye verilen kupalarımız.



Gani'nin Uykusuz'dan aldığı masa takvimi çok eğlenceli sayfalarını teker teker okudum hem de haftalık bi takvim.


Fırat posteri çok çok komik halleri var bu posterde ;)


                                                   Varsın evimi kitaplar dağıtsın ;)


Sevdicek merak ediyordu Otomatik Portakal'ı aslında bende merak ediyorum sonrada filmini izleriz belki.


Benim Çılgın Ailem hakkında birçok yerde övgüler alıyordum sonunda bende edindim bu  kitabı.


Tarihi Liderler ve Aşkları bu kitabın ilk versiyonu olan Dahiler ve Aşkları'nı okumuştum inanılmaz ilginçti bunu görünce hemen edindim tabii ki.


Bu sene önümüzdeki Bahar dönemi ALES için hazırlanıyorum şu sayısal ve sözel mantık sorularını unutmuşum  bu kitap çok denk geldi bunu da alıverdim.


          Biliyorum bu kitap yani Uçurtma Avcısı harika bi kitap ama okumak nasip olmamıştı hemen aldım        bunu da görünce.



Ve Canan Karatay'ın imzaladığı yeni Karatay kitabım çok iyi ve sağlıklı tarifler var içinde ben bugün Karatay usülü tarhana yaptım bile..




Kitap fuarı ganimetlerim toplu haldeler.


Aaa unutmadan ordan burdan kitap ayracı topladım ama en çok NTV yayınlarınınkini sevdim ..



Ay yoruldum valla okuyanın gözüne sağlık tekrar sevgiler benden..









Dert mi arıyorsun kendine sen?

Olabilir evet küçücük kahvaltılık bende dert oldu arkadaş:( Evlendiğimizden beri benim kahvaltılığım yok:( Hani şu 6 tane küçük porselen kabı olan altı bambu ya da tahta bildiğin kahvaltılık işte zeytin peynir konulan niyeyse almayı unutmuşuz hediye de gelmemiş öyle kaldık sevdicekle.

Ben paşabahçede aldığım 6 tane aynı kapaklı kaba koydum kahvaltılıklarımı geçiçi olarak gayet iyi idare ediyor beni ama bi kahvaltılık değil işte :( Zaten bu kahvaltılık ben bekarkende sorundu valla bak kız kardeş Seda ya da sorun o da aynını diyecektir nedense bizim evde en çok kırılan şeydi hep değişirdi kahvaltılıklar;)  Neyse konumuza dönecek olursak sevdicek dedi ki Evim.net alışveriş sitesinden alalım peki dedim beğendik siyah-beyaz afilli bi kahvaltılık mutfağımızda siyah beyaz olunca uygun olur dedik içimize sindi siparişi verdik. Siparişi verdiğimizde  27 -Ekimdi bugün 20-Kasım ve hala bi kahvaltılığım yok ;) Şaka gibi di mi evet bence de! Tabii ki ben yaklaşık 1 ay boyunca vaad edilen teslim süresi geçtikten sonra Evim.neti sürekli haklı olarak aradım mail attım canlrından bezdirdim umrumda değil çünkü bana doğru dürüst açıklama yapamadılar taa ki bu sabaha kadar ! Bu sabah aradılar ilk kez arıyorlar beni gözlerim doldu ;) Aldığım marka ürünü göndermiş Evim.nete ama kırık gelmiş yenisini talep etmişler firmadan başka da yokmuş firmada sadece 1 adet o kahvaltılıktan varmış onu da ben sipariş etmişim o da zayii olunca maalesef gönderemiyoruz siparişi özür dileriz 10tl değerinde çek veriyoruz paranız yarın iade vs vs iyi günler ve kapadık.

Bende ki şansa bakın lütfen hem ellerim bomboş kaldı hemde şaştım kaldım yani o kadar kahvaltılık içinde ben sadece en zor bulunanı seçtim o da kırıldı..

Yok arkadaş ben kahvaltılık falan almayacağım o küçük kaplarla gayet idare ediyorum, hediye eden olursa amenna ama uğraşamayacağım 27 Ekimden beri kıçı kırık bi kahvaltılık için amma efor sarfettim sıkıldım açıkcası..



Kahvaltılıkdan yoksun kız kardeş Deryadan sevgiler;))

19 Kasım 2012 Pazartesi

Dikkat tuvalet yazısıdır! Hem de şifreli

Bilen bilir starbucks tuvaletleri şifreli ! Ordan burdan girmesinler sadece müşteriler kullansın diye fişlerde tuvalet şifresi yazıyor o şifreyi tuşlayıp girebiliyorsunuz neyse böyle işte;) Kadıköy Bahariyedeki starbucksdaydık geçen cuma o kadar kocaman kahveleri içtikten sonra tuvalet ihtiyacımı gidermem gerekti baktım fiş yok atmışız yada rüzgardan uçmuş dedim kasaya sorayım bari. Kasa önü her zaman ki gibi kalabalık sorana kadar benim ihtiyaç tavan yaptı tabi halim içler acısıydı ;)

Sordum 1010 imiş şifre neyse şifreyi girdim ama içeri giremedim kapıyı açamadım neredeyse tıklım tıklım doluydu içerisi:( dedim kesin altıma kaçırcam 2 adet tuvalet var birisi arızalı bi ara erkekler tuvaletine girmeyi düşündüm ama şifreli kapıdan erkek tuvaletine girmeyi gözüm yemedi sanki diğer türlü yiyecekti :) Ay bayılcam yani ya da oracıkta salıvericem artık okadar bekledim saçma sapan düşünüyorum artık burda bi kaza olurda altıma kaçırırsam naparım diye dışarı çıkamam asla beni merak eden arkadaşım ya da sevdicek (sevdicek gelemez kızlar tuvaleti) tuvalete gelir durumu açıklarım bana yeni bi pantolon ve iç çamaşırı almasını söylerim ;) neyse içerden çıkan arkadaş tuvalet kağıdı bitti dedi off ordan bi dolu kağıt havlu koparıp neyse ki kendimize (kendimize diyorum çünkü içerisi bi sürü kadın) tuvalet kağıdı yaptık bi de muhabbet döndü ki sormayın gitsin az kalsın tekefonlarımızı alacaktık o derece kaynaştık;))

Veee sıra bana geldi yaşasın dışardakileri bekletmemek adına o kadar hızlı gördüm ki işimi benden sonraki teşekkür etti ;)

Neyse çıktım ama koccccaaaa starbucks o kadar zaman ne arızalı tuvaletle ne de tuvalet kağıdının yokluğuyla ilgilendi! O kadar insan var orda insan arada bi kontrol eder di mi? Bide şifre koymuşsunuz sanki altın varaklı inci tozlu anasını satayım!

Yetkililere sesleniyorum koca koca kahveleri içenin tuvaleti gelir elbet bi büyültün yahu şu tuvaletlerinizi yazıktır günahtır!


15 Kasım 2012 Perşembe

Uzun zaman sonra çekiliş!

Aslında uzun zaman önce vazgeçmiştim ama şansımı bi kere daha deneyeyim dedim ee ürünlerde çok cazip neden olmasın?

http://www.evoria.com/makyaj/clinique-bakim-ve-makyaj-seti.html
Kampanya link

Sevgiler..

Yine mi güzeliz?

Fotoğraf bekarlığa veda gecemden ey gidi ne güzel bi geceydi! Çok özledim kardeşlerimi :(




Soldan: Bersu,ben, ayaktaki Merve ve en sondaki Seda..

14 Kasım 2012 Çarşamba

Ye,iç,gül,gez !!





Ne haftaydı ama daha doğrusu ne haftasonuydu desem daha doğru olur. Geçen cuma yine bi rakı-balık günüydü bizde ama bu kez misafirlerimiz vardı. İlk kez fırında sarıkanat balığı pişirdik sevdicekle çok da güzel oldu! Bu arada biz uzun zamandır Tekirdağ rakısının Trakya serisinden yaş üzüm olanından tüketiyoruz meraklısına duyurulur içimi çok daha kolay ;) uzun bi masa sohbetinin ardından bırakmadık misafirleri gece bizde kaldılar bu arada misafir diyorum ama gelenler bizim kardeşlerimiz dostlarımızdı;) bize çok güzel ev hediyeleri de almışlar ki bayıldım bayıldım.


English Home dan bu güzel battaniyeyi getirmişler bana bir de balık servis tabağı çok beğendim :)



Bizim düğünlerin cdsini izledik gülmekten katıldık yine ;)) her izleyişte farklı bişey çıkıyor ortaya valla! Yıllar sonra da hep beraber izleyip böyle gülebiliriz inşallah. Neyse sabah hep beraber kalkıp Selimpaşadaki Metro turizm tesislerine kahvaltıya gittik o tesisde Samsuna özgü yöresel yiyecekler bulunur; Samsun pidesi,Samsun simidi ve Samsun'un Çakallı menemeni biz simit ve menemen yedik ve yine efsaneydi ekmek yemeyen ben bile 3 dilim ekmekle hüplettim valla menemeni;) tavsiye ederim mutlaka denemelisiniz. Daha sonra Autoshowa gittik, aman Allah'ım o arabalar da neydi öyle? Ve çoğu da satılmış insanın inanası gelmiyor açıkcası verilen paralara başım döndü arabaları gezerken ama en çok beğendiklerim klasik arabalar oldu onlar bence fuarın en muhteşemleriydi.

3 saat gezmişiz fuarı çıktıktan sonra deli gibi acıktığımızı farkettik ben kanata bayılırım Bahçelievlerdeki meşhur Kanatçı Haydar'ın Yeri'ne gittik çok salaş bi yer ama kanatlar enfesti 8tane kanatı 2 dk içinde bitirdim masadakilerde şaşırdı ;))

Üstüne pelit pastanesinden antep fıstıklı baklavada alıp yedikten sonra dedim herhalde ben 100 kg oldum uzun zamandır bu kadar yediğimi inanın hatırlamıyorum ama iyi geldi dostlarla yapılan, gezilen, yenilen herşey çok çok güzel! Haftasonları şenlik gibi benim için bu haftasonunun ismi ye,iç,gül,eğlen oldu ;) pazar günü tüm günü canım Üsküdarımda geçirdik Dilruba restorantta boğaza karşı salep içtim çok keyifliydi !

Amma uzun yazmışım okuyanın gözlerine sağlık ve sevgiler;))

Yeşilköye hayranım aşağıdaki manzara yine Yeşilköyden..

 

Ben donut denen yiyecekle yeni yeni tanıştım ama şu aşağıda gördüğünüz favorim oldu Krispy Kreme den Karamel Rüyası bu donutun adı :)

Bu da benim ilk kez yaptğım damla çikolatalı muffinlerim çok güzel oldu valla hemen bitirdik :)

Uykusuz karikatür dergisinin bir karakteri "Fırat" bayılıyorum bu çocuğa..Bu resmi de çok sevdim açıkcası.


Bu oyuncağı hatırlayanınız var mı bilmiyorum biz kardeşlerimizle çok oynardık bununla :) Oltaların ucunda ve balıkların ağzında mıknatıs vardı, ortadaki platform dönüyor ,döndükçe de balıklar ağzını açıp kapıyorlardı kim daha fazla balık tutarsa kazanırdı oyunu görünce çocukluğum geldi aklıma.


Bu arada ben Bodrum'u ve yaz mevsimini biraz erken özledim galiba bu foto da Zeki Müren heykeline nasıl bakmışsam elim belimde :)

İşte çocukluktan bi anı daha hatırlayan var mı ? Bu arada hala var mı Cinodan?


Geçen akşam sevdiceğe canım tatlı istiyor dedim sağolsun biraz abartmış :) Kim yiyecek bu kadar abur cuburu ?


8 Kasım 2012 Perşembe

Şimdi kim bana neyi savunacak merak ediyorum???

Dostlarımdan biri Sosyal Bilgiler öğretmeni ,karşılaştığı soruyu bana yolladı.. Allah aşkına şaka mı bu?


6 Kasım 2012 Salı

Yağmurlar beni seviyor sanırım !

O kadar ki düğünümde bile yağmur yağdı! Tekirdağdaki sel felaketini belki haberlerde görmüşsünüzdür inanın hala sürüyor  yağmurlar. Ben Çerkezköyde oturuyorum ve şu an hala deli gibi yağmur yağıyor! Yağmur bereket tabii ki ama inanın bıktırdı çünkü bu küçük ilçede yağmur yağdığında hemen elektrikler kesiliyor yada digiturk yayını kesiliyor ! Bi ara Çerkezköy izlenimlerimi de anlatacağım çünkü Samsundan sonra burası beni zorluyor açıkcası.. Neyse bu geçtiğimiz haftayı biraz fotoyla anlatatayım..


Aşağıdaki fotoda üzerimde sweati Colinsin fabrika satış mağazından 20TL ye aldım çok kalın ve taytların üzerine oldukça hoş duruyor!Kendimi çekmişim güyaa :)


Sevdicekle beraber uydurma fırında patatesli soğanlı levrek yaptık mükemmel oldu yanına da rakı çok yakıştı tabi ;)

Fındık-badem ve gün kurusu  geçen haftadan beri sadece bunlarla besleniyorum desem abartmam :)



Ales için konu anlatımlı kitap aldım ve çalışmaya başladım bana şans dileyin.


Babamlar geçen hafta hep balıktalarmış sadece bir tane çinekop tutabilmiş ve onunla hatıra fotosu çektirmiş :))


Aşağıdaki diş fırçaları insan ömrünü anlatmamış mı sizce de ?

Sevgiler..


2 Kasım 2012 Cuma

Yeni Gelin yardım istiyor!

Yeni bi kazak aldım çok severek şeker pembesi ve giydiğim ilk gün 2 damla yağ damlattım evde olmadığım için müdahele edemedim eve geldim kosla vanish denedim olmadı, karbonat ve su denedim olmadı ,bu yetmezmiş gibi Gani'nin iş yerinde bi çalışan çay dökmüş gömleği mahvolmuş oda açık mavi ve ondan da çıkaramadım lekeleri:(

Var mı derdimin çaresi ne yapmam lazım bana bi yardım lütfen!

1 Kasım 2012 Perşembe

Bayramda o müze senin bu müze benim ;) (Çook foto var )

Ve biz ilk bayramımızı kutladık sevdicekle;) Sabah bayram namazına giden sevgiliyi bekledim gelince de bayram kahvaltımızı ettik! Sonra hemen yola koyulduk;) Önceden planlamıştık tarihi bi gezi yapalım diye öyle de oldu.. İlk durak Göztepedeki İstanbul Oyuncak Müzesi idi arabayı sirkecide bi otoparka bırakıp vapur ve dolmuşla geçtik valla çok daha iyi oldu çünkü bayram dolayısıyla hem İstanbul bomboş hem de toplu ulaşım bayağı bi indirimliydi;))

Neyse gelelim müzeye bi kere şirin mi şirin bi sokakta harika bi yapı ; Oyuncak müzesi ilk girişte devasa oyuncak ve hayvan heykellerle karşıladı bizi.. Girer girmez büyüsüne kapılıyorsunuz zaten! Oyuncaklar çok çok eski olmasına rağmen ben bazısını hatırladım demek ki benim çocukluğuma kadar gelmiş. Örneğin Tom ve Jerry 1946 da bile varmış çok şaşırdık! Bunun gibi daha niceleri 4 katlı çok şirin bi evde sunulmakta müzeyi hayranlıkla bitirdikten sonra en alt katta bulunan kış bahçesine ve cafeye indik biz. Kış bahçesinde çocuklar için jazz konseri vardı bizde dinledik sevgiliyle kahvelerimizi yudumlarken. Herşey çocuklar ve çocuk kalanlar için düşünülmüş bu müzede cafeye de hayran kalacaksınız eminim!

Ordan çıktıktan sonra ver elini Topkapı Sarayı Müzesi, ben Dolmabahçeye çok gittim ama Topkapı hiç kısmet olmamıştı demek bu güneymiş.. Neyse hasbahçeye girer girmez tüylerim ürperdi zaten! Sadece yüzyıllarca orada yaşananları düşündüm şehzadelerin bu bahçede koşuşturduklarını hayal ettim. Kimbilir bi yerde kelle uçurulmuştur mutlaka dedim ve daha bi ürktüm! Sonra hazineleri gezdim ilk kez gördüğüm Kaşıkçı Elması gözlerimi kamaştırdı çok güzeldi!  Padişah kıyafetlerini çok çok büyük buldum yami normal bi insan kolu ve bacağı için değil o kaftan ve şalvarların neden öyle dikildiğine anlam veremedik sevdicekle yoksa padişahların kıçları okadar büyük olamaz;)

Gelgelelim ki kutsal emanetler beni ağlatacaktı nerdeyse inanamadım gördüklerime ve şükrettim görebildiğime ! Hasodaların en görkemlisinde sergilenen kutsal emanetler benim başımı döndürdü Hz. Muhammed'in( sav) sakal-ı şerifi, ayak izi özellikle beni çok çok etkilediler! Ve Hz.Musa'nın asasını görünce de çok şaşırdım insan gördüklerine inanamaz ya bende durum öyleydi..Görmediyseniz mutlaka görün herşeyden öte o atmosfer muhteşemdi!

Ve Harem dairesi aslında diziden çok daha mütevazi olması beni şaşırttı ama yine tüylerimi diken diken etmeye yetti.. ! Sultanları,cariyeleri,ağaları yaşanan tüm entrikaları düşündüm hayal ettim hatta dokunarak gezdim tüm Harem'i, tarihe dokunur gibi.Muhteşemdi yine Harem'in tüm atmosferi.Ama heryeri gezemiyorsunuz maalesef o kadar merak ettim ki kapalı kapılar ardını! Acaba kimler girip görebiliyor dedim oraları gidip izin istesem verir mi ki ? :)
Saraydan çıkmadan Has Bahçede türk kahvemizi de içtik sevdicekle yine hayal ettim ben tabii ki o bahçede olan biteni..

 Saraydan hemen sonra Ayasofyaya girdik.. İnanılmaz uhrevi bir ortam kiliseden camiiye dönüştürülmüş ama hala daha çok bi kiliseyi andırıyor bence.Mozaikler muhteşemdi Ayasoyfada ince ince dokunmuş gibi sanki..Ama ne yalan söyleyeyim insanın çok hoşuna giriyor Müslüman ve Hristiyan aleminin bir arada bu kutsal mekana hayranlıkla bakması ! Ayasofya çok zamanımızı almadı..

Akşam eğlenmek için taksim Zilly Pera diye bi mekana gittik ! Dostlar olmasa asla çekilmeyecek bi mekan sigara kokusunu üzerimden çıkarmak için bayağı bi uğraştım gece 2 den sonra Arto çıkıyor sahneye yine de eğlendim hakkını yiyemem!

Ertesi sabah yine Garipçe'ye kahvaltıya gittik, yine muhteşemdi! Bayılıyorum oraya gitmediyseniz havalar çok soğumadan gidin derim.

Benden bu kadar uzun post olmuş okuyanın gözüne sağlık ! :)

Ay'a ilk çıkılan tarih Milliyet 2. baskı yapmış.


Şu kahve fincanlarının güzelliğine bakın lütfen ! Bayıldım oyuncak müzesi cafesinden..






Bizim evden çay saati araya karışmış :)
 Oyuncak müzesi cafesi ve ben..

Oyuncak müzesi girişteki devasa hayvanlardan zürafa..
 Yine oyuncak müzesi Cin Ali'yi hatırlayanınız var mı ?

Yine oyuncak müzesinden zamanında yine Ay'a giden bir grup astronata bu bayrak verilmiş Ay'a götürün diye..Yani Ay'a ilk giden bayrağımız :)

 Teyzelerinin bayram güzelleri..

Oyuncak müzesine bayıldım bayıldım..





Sağlıklı beslenmeye taktığımı bilmeyen var mı ?Finduk isteyen ?


Çocukluğumu buldum Kipa da şekerli patlamış mısır :)

Ayasofya İmparatoriçe locasında :)
 Harem Cariye Hamamının önündeyim..

Cariyeler ve kadınefendiler taşlığı (avlusu gibi bişey)
 Topkapı..
 Hasbahçe..

Kardeşim ve ben Çengelköy geçenlerde Bersu yanıma geldi de..
 Ve ben ve sevdicek ve çok sevdiğim Üsküdar..

Not:Harem'i sarayı gezdikten 1 gün sonra gezdiğim için kıyafetlerim farklı belki merak edersiniz ben olsam ederdim şahsen :))) 


Sevgiler..