21 Nisan 2012 Cumartesi

Nothing Else Matters*

İlk kez bu kadar çok içimden haykırıyorum "Sabreeeeeeet" diye..

Bahar ayları karamsar olmaya, iç sıkan yazılar yazmaya hiç gerek yok!


Bu fotoğrafdaki gözlük ve bluz 2 gün önce benim üzerimdeyken;

2 gün sonra aynı mekanda Seda'nın üzerinde 3 kız kardeş olmak böyle bişey bedenler uyuyorsa bi sürü kıyafetiniz var :)

Sıcak günlerde , soğuk birer efes!


Bu revahet geçecek benden! Geçmeliii...

Sevgiler..

*Kim bilmez ki Metallica'nın efsanevi şarkısını ?

11 Nisan 2012 Çarşamba

Kahveleri kim yapacak ?

-Ben: Bersu kahve yap da içelim..

-Bersu: Dün de ben yaptım ya hiç yapamam..

-Ben : Seda hadi sen yap bari..

-Seda : Yok yaaa ben sabah yaptım, hem sen yap bi kere de biz içelim.

-Ben : Of yaa tamam içmeyelim..

-Merve : Tamam ben yaparım..

Ve kahveler içilir ...

Peki Ağustosdan sonra kahveleri kim yapacak? :(

10 Nisan 2012 Salı

Senden,benden,BİZDEN! Ve fotolardaaaan ;)

Uzun bir aradan sonra merhaba! Yoktum sınavlar, Gani'nin gelişi, koşturmacalar derken uğrayamadım buralara. Kız kardeşler özellikle ben yoğunum fazlasıyla.

Gelişmelerden kısa kısa geçiyorum zira ayrıntılara geçersem uzun ve belkide çok sıkıcı olur!

İnşallah, ailece Mayıs da Gani'nin memleketi İskenderun'a gidiyoruz.

İki düğün tarihimizde kesinleşti 20-Ağustos Samsunda, 26-Ağustos İskenderun da, bekliyorum :)

Gani geldi mobilya baktık yatak odamız kesinleşti bu hafta sonu siparişi veriyoruz.

Oturma grubum kaldı onda da netiz ama siparişi vermedik bir tek onu da yarın halledeceğim inşallah.

Nikah için gerekli işlemleri halletmeye çalışıyorum 2 gündür yarın son bulacak herşey..

Gelinliğim için can dostum,ahiretliğim Semih'in yanına gidiyorum İstanbul'a Haziran ayında..

Sınavlarım çok kötüydü tam anlamıyla fiyaskoydu diyebilirim..Finalleri bekleyeceğim :(

Düğünüme orkestra arıyorum sesimi duyan var mı ? :)

Balayı için herşey hazır Gani herşeyi halleti çok çok sağolsun valla, çok zor bir işti ama şükür o da halloldu.

Çeyizlerimi arkadaşlarım,kardeşlerim,dostlarım,can yoldaşlarım,ailem,teyzem ve halam hallediyor çok çok sağolsunlar...

Tatlı heyecanlar falan ama ben bu süre zarfında bi kaç kilo daha veririm sanırım..

Yine de kız kardeşler gezmekten, tozmaktan, deli gibi eğlenmekten aslaa ödün vermiyor!

Sevgiler..

Ecrin fıstığım geldi Samsundalar :) Bakınız minnoşumaa :)

Elifin favori gözlüğü :)

 Seviyorum mekanlarda süslenerek getirilen ikramları..
Bilmeyen kalmadı sanırım biz Türk kahvesi tiryakisiyiz..


Ve tabi benim için aromalı kahvelerin kralı caramel maccihato :)
Mutluluk atölyesi çalışanlarının elinden çıkan iç açıcı miniklerin parti reçelleri :)


Bersu'nun Ecrin fıstığı için yaptığı halis mulis ev yapımı yaş pasta..

Ben ve Bersu'nun favori gözlüklerimiz..

 Ve Merve'nin favorisi de bu oldu..

 Gani ve ben tatlılara odaklanmışız :)


Seda ve Merve çok mutlular :)

Sevgilerrr !!




7 Nisan 2012 Cumartesi

KADINLAR SUSARAK GİDER !

Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz... şeyin ardına ötelenir.

Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

Kadın susarak gider!

En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.
 
CEMAL SÜREYA..
 
 
Ne güzel analtmış üstad Süreya..
 
Sevgiler..

3 Nisan 2012 Salı

İzmir Alaçatı! Yardımınıza ihtiyacım var!

28-Ağustos-4-Eylül arası ALAÇATI havası, denizi nasıl olur? Rüzgar illallah dedirten cinste mi?

Alaçatı'yı görenler söylediğim tarihlerde denizini havasını bilenler..

Bu kardeşinize yardım edin lütfen :)

Diyeceksiniz ki aç Google'a bak , baktım tabii ki bakmaz olur muyum? Ama turizm pazarlaması diye bişey var ;)) Çok güvenemiyorum sitelere..

Samimi yorumlara daha çok güvenebilirim, bekliyorum  :)

Sevgiler..


Foto alıntıdır.