29 Mayıs 2012 Salı

Sor bana pişman mıyım ?

Ne yazsam? ya da şöyle sorsam daha iyi neyi yazsam, hangisini ?

Bu hafta şu sınavları bi atlatayım kendimi sokaklara atacağım ama bu kez eve falan girmeyeceğim sanırım :) Şaka bi yana ders çalışmak için kendimi eve hapsettim çok sıkıldım arkadaş ben alışkın değilim ki..
Poff.. Aslında anlatacak hem çok şey var hem de hiç bişey yok ! Nasıl yaman bir çelişki ama değil mi ?

Haftasonu yolculuk var inşallah İskenderun'a gidiyoruz hep beraber.. Bersu gelemiyor çünkü işe başladı 5 gün önce kardeşim çok yorgun geliyor işten üzülüyorum ama bir yandan da seviniyorum çünkü evde çok sıkılmıştı :( Hem zaten geçiçi bir iş bu ya da belki de uzun süreli olur bilmiyorum sadece kendi istediğini, kendi mutlu ettiği bir işte çalışsın istiyorum ki eminim Bersu bu azimle herşeyin üstesinden gelecektir Maşallah!

Düğün telaşı nasıl gidiyor derseniz.. O kadar karışık ki yani ben zaten öyle çok plan program yapan biri değilim, o an aklıma ne gelirse işte.. Bir bakıyorum davetiyelere bakıyorum, bi yandan koltuk takımı sonra hoooop düğün detayları.

Sonra bi diyorum aha gelinliği buldum ertesi gün yok ya aslında o kadar da güzel değilmiş :) Ayy delirmesem iyidir yeminle.. Off kafam karmakarışık! Tek istediğim Gani'yi görmek kafam o kadar meşgul ki o bana iyi gelecektir eminim..

Bu da böyle bi yazı olarak düşsün kayıtlara; bir gece yarısı sınavlara çalışan Derya'nın aklından geçenler..

Başlık mı ne alaka? Yazmaya başlarken onu dinliyordum çok severim...

Sevgiler..

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Ah bu şarkıların gözü kör olsun!

Zor bir dönemden geçiyorum ben çok zor...

Bu şarkı nerden çıktı karşıma şimdi?

Sevgiler..

22 Mayıs 2012 Salı

Ah benim sevdalı başım*

Az önce can sıkıntısından Ekşi Sözlük deki "İkizler Burcu" başlığını arattım. Burcum neymiş bi bakalım dedim ve çok eğlendim :)Birebir alıntılardır..

1)iki yüzlü ve yalancı
peynir ekmek yer gibi yalan söyleyebiliteleri var


Ben ve ikiyüzlülük ? Yalancı mı hmm herkes kadar yalancıyım işte :) 


2)  1. bunalıma girerler.
     2. mutsuz da olurlar.
     3. çok ilgi özen isterler.
     4. kendi ayakları üstünde durabiliteleri vardı birileri akıllarini çelene kadar.
     5. güclü sayılırlar.
     6. kendileriyle çelişirler ve bayaa dengesizdirler.
    7. yalan sölemezler sadece fikirleri hızlı deişir. 


1)Çok pis bunalıma girerim hiç çekilmez benim bunalım hallerim.
2)Çooooooook bi anda tüm dertler benim üstümdeymişim gibi mutsuz olurum hemde :)
3)Bu maddeyi çok sevdim, çok doğru bir tespit
4)Bu maddeyi anlamadım :)
5)Sanırım
6)İkinci en iyi tespit ödülü veriyorum ben bu 6. maddeye :)
7) Fikirlerim gerçekten çok çabuk değişebilir..

3) ikizler insanı, eski sevgilim ve birkaç yakın dostumdan tecrübe ettiğim kadarıyla, çekilmezin önde gidenidir. gel dersin gelmez, git dersin gitmez, senin canın ne istiyorsa, ikizlerin canı o an tersini ister nedense. paranoya raddesine varan şüphecilik, kararsızlık, maymun iştahlılık ve daha nice asap bozucu özellik bunlardadır. kızları gene canayakın ve eğlencelidir ama erkeğine hiç bulaşmamak gerekir.


Ahaha çok güldüm bu arkadaşa çünkü çok samimi yazmış. Evet çekilmez bir insanım ben öyle kolay değil beni çekmek, deli gibi bir şüphecilik vardır bende ki bu çok kötü bir özellik.Maymun iştahlı mıyım ki acep bunu bi sorayım bizimkilere :)


4) içinde sürekli birbiriyle konuşan ve birbirinin tersini söyleyen iki insan yaşatanların burcu. bir sürü marifet verilmiş de böyle lanetlendirilmiş sanki... yoksa biz ister miydik? isterdik. belki de istemezdik. ama isterdik be...


Bu hissi o kadar iyi bilirim ki off :(

5)insanın sinirini bozmaya birebir, tembelin önde gideni, gıcığın allahı, moral bozucu, tembel, işine gelince can ciğer gelmediğinde selam vermeyen, sabır taşı çatlatan, kesinlikle tembel, sır küpü, eleştiriye tahammülsüz, tembel demiş miydim?


 Bu  sonuncuyu kesin benim çevremden biri yazdı bana ithafen kesinn.... :))



Ne zaman yeni tanıştığım birine burcum İkizler desem;"Başka bir burçtan olamazdın zaten" ya da "Senin burcun kesin İkizler" diyorlar..
Şaka bir yana bunları okuduktan sonra burçları daha bi ciddiye aldım yahu hani buraya koyduklarımdan ayrı yazılanlar çok tanıdık :) Merak ettim yükselen burcuma bakayım dedim. O da ;Akrep çıktı.


Yani ben İkizler-Akrep karışımı bir insanım.Nasıl bir şey çıkıyor acaba ortaya merak ettim bi ara onu okuyayım bakalım :)



*Nasıl harika bir şarkıdır 


15 Mayıs 2012 Salı

Çok okuyan mı, çok gezen mi bilir bilmem ama.. Çok gezmek harika ;)

Kız kardeşler bahar aylarının tadını dibine kadar yaşamaya kararlı.. Hoop ordayız hoop burdayız. Bizi görenler, tanıyanlar, arkadaşlar "Hayat size güzel valla, kıskanıyorum sizi" diyorlar. Maşallah diyelim :)) Efenim yani evde mi oturalım n'apalım? Gezeceğiz tabii ki. Samsun kıyılarını tura çıkalım dedik denizden.. Kız kardeşler tam tekmil gemi yolculuğuna hazırdı. Hava da güzeldi dedik hadi gidelim Karadeniz'in serin sularına açılalım..

Bi kere daha aşık oldum memleketime.. Özleyeceğim sanırım ben Samsun'umu.. Neyse ben Karadenizi gezedurayım sevgilim Çinde şu anda :) Yemek yiyemiyormuş garibim :( Zaten giderken bavuluna bisküvi, küçük atıştırmalıklar, paket kahvaltılıklar aldı ama nereye kadar :( Öğle saatlerinde müşterileri ona yemek ikram etmişler yedim ama nasıl yedim sen bana sor dedi.. İşin kötüsü yarın onu gezdirip ağırlayacaklar ne yapacak hiç bilmiyorum.. Otelin lobisinde latte yanına kurabiye getirmişler onu bile yağından ve sütünden şüphe ettiğinden yiyememiş. Yemeklerinin ağır bir kokusu ve bizim damak tadımıza hiç hitap etmeyen bir tadı varmış..

Çin'e gidecek olan varsa bence sağlam bir yiyecek bavuluda hazırlayın derim. Bizimkisi çayını kahvesini bile götürdü valla.. Neyse ki cuma Türkiye'de olacak inşallah..

Aaaa unutmadan geçtiğimiz hafta içinde biz bi de Amasyaya gittik kuzenle günübirlik :) Planlanmamış güzel birgün geçirdik hiç hesap da yokken aaa bi de baktık Amasyadayız :) Geziyoruz bakalım ucumuz nerden çıkacak :)

Neyse ben ders çalışacağım şimdi sizi görsellerle baş başa bırakıyorum..











Amasya yolları... :)





Amasyaya yolunuz düşerse Ali Kaya Restoranta çıkın manzarası süper..




Gözümde arpaçık çıkmıştı da ilacımın saati gelmiş,Bersu da damlayı damlatıyor gözüme:)))


10 Mayıs 2012 Perşembe

7'yi yerinde tutun bakalım !

Okula başlama yaşı 5,5 hatta veli rıza gösterirse 5 oldu ya. Ben biraz bundan bahsetmek istiyorum. En yakın dostumun babası yani benimde manevi babam Ali amcam hala sınıf öğretmenliği yapıyor. Şu an 4. sınıfı okutan Ali amcam. 4 Sene öncesine kadar 7 yaşındaki 1.sınıflar için bizi yardıma çağırmıştı Merveyle..

Ben ve Merve gittik sınıfa, 7 yaşında 50 küsür çocuk. Sınıfta ders işleniyor ama çocuklar daha çok küçük ordan oraya koşturanlar, sürekli tuvalete gitmek isteyenler, sınıfta şarkı söyleyenler, ders sırasında yakalamacılık oynayanlar sınıfta ne ararsan var:) Dersi asla dinlemeyen bu çocuklar oynuyorlar işte :) Okulu oyun sanıyorlar besbelli.. Ali amca yılların tecrübesi tabii biz Merveyle asla zaptedemedik çocukları.. O sıra ,çocuklara harfleri öğretmeye çalışan Ali amcanın yöntemi çok tatlıydı, sınıfta ordan oraya koşturan, tahtadakini yazmayı bırakın, çantasını dahi açmayan, sürekli tuvalet isteyen minik bedenleri; okul şarkısı söylerek zaptediyordu."Şarkı söyleyelim beraber hadi çocuklar"deyince , çocuklar sus pus olup şarkıya eşlik ediyorlardı.

Yıllarca belli ki 7 yaşını bile yerinde tutmak okulun ilk ayları oldukça zordu. Şimdi Ali amcaya 5 yaştan bahsetsem adamcağız belki erken emekliliği bile düşünür. Öğretmenlerimize Allah sabır versin. Anne-babalar ne düşünür bilmem ama 5 yaşındaki çocuğa matematik öğretmeyi bırakın, A'yı B'yi nasıl öğretecekler çok merak ediyorum.

Tabii ki çocuklar yerinde duramıyacak onlar daha çok küçük en büyük hakları oyun oynamak, koşuşturmak. Umarım bu yeni yöntemle, zaten okula zor alıştırılan 1.sınıf öğrencileri iyice soğumazlar okuldan,öğretmenden,dersten..
Ben ne yapardım hiç bi fikrim yok, fikir de yürütemiyorum ama 5 yaşındaki 60 çocuğada matematik öğretecek olan öğretmenleri alnından öpüyorum..

Sevgiler..

8 Mayıs 2012 Salı

Hesap makinasından çıkan kuruyemiş..

Tamam biliyorum bugün 8-Mayıs ama ben size 7-Mayısdan bahsedeceğim. Çünkü dün Bersu'nun doğum günüydü. En küçüğümüz, en nazlımız Bersu'nun. İstediği ve keyifli  bir gün geçirmesini sağladık ya da öyle sanıyorum :)

Bersu'nun eve geldiği ilk zamanlar kendimi çok yalnız ve unutulmuş hissetmiştim tüm gözler onun üzerindeydi. Çok kıskanırdım hatta Bersu'ya zarar verdiğim de oldu bilerek :) Hatta burnunun bir damarı çatlaktır benim onu bilerek mama sandalyesinden düşürdüğüm için..Daha bir sürü şey var böyle :))Çocukluk işte..


Sabah kahvaltısından akşamın geç saatlerine kadar dışardaydık Bersu için.. Ben susayım görseller konuşsun :)




Masadaki kahvaltının %80'i bitti... :) Cafe 1890'a burdan teşekkürler harika kahvaltı için..



Kahvaltıdan sonra kahve içmek için gittiğimiz mekanın jesti harikaydı. Bir dilim gülen suratlı pasta.. ;)

Jandarma Genel Komutanlığı bandosunun konserini beklerken.. Sanırım çok sıkılmışım surat ifademden anlaşıldığı üzere..


10TL'lik Sezar salatam müthişti ;)


Seda Toptepe'de.. Bersu'nun doğum günü akşamı Samsun'u belkide en güzel Toptepeden görebilirsiniz.

Annem,Kuzenim Erdem,kuzenim Ensar abimin bebeği Ecrin :) Erdem haftasonu "Dragon Bot" yarışlarına katıldı da :) 3. oldular..

 Bu arada başlığımın sebebi de şu aşağıda görmüş olduğunuz foto :) Geçen bir arkadaşın yanına uğradım hesap yapıyordu makinayla bi ara bıraktı ben elime aldım.. Dedim ki küçükken biz "Leblebi" yazıyorduk  bununla acaba hatırlar mıyım dedim, hiç unutmamışım ki ? Hatırlayanınız var mı :)
Sevgiler...

6 Mayıs 2012 Pazar

Bunları sorsam cevaplayacak olan var mı ?

-Yedek kalemi olan var mı?

-Ödev neydi?

-0,7 ucu olan var mı?

-Kırmızı kalemini kullanabilir miyim?

-Anne sokağa çıkabilir miyim?

-Mervelerde kalmaya gidebilir miyim?

-Baba konsere gidebilir miyim?

-Öğretmenim tuvalete gidebilir miyim?

- İzin kağıdı alabilir miyim?

-Baba gelirken sürpriz yumurta alır mısın?

-Yazılı ne zaman?

-Tahtaya kim kalkacak?



Bu soruları sormayı her geçen gün daha fazla özler mi insan? Ben özlüyorum..Belki özlemimi gidermek için küçük bir kalem koleksiyonu yapıyorum. Benim için çok değerli olan kurşun tabir-i caizse odun kalemler.


Haftasonu güzel giderken!

Yarın bir numara küçüğüm Bersu'nun doğum günü hep nazlı, hep mız mız, hep şımarık bu kızı doğum gününde memnun etmek zordur. Bakalım biz güzel bir organizasyon hazırladık hava da böyle mis gibi olursa yarın inşallah güzel bir gün olacak.

Cuma akşamı Eliflerde kaldık yeni taşındıkları evin balkonu harika.. Tüm günü orda geçirdik diyebilirim. Umarım benimde ilerde kocaman bir balkonu olan bir evim olur. Neyse sıkıldık akşam olmadan Atakum sahiline indik  söz güzel kokan parfümlerden açıldı.. Ben şunu seviyorum, bu parfüm daha güzel kokuyor, yeni bir parfüm çıkmış derken, kendimizi Tekin Acarda bulduk :) Testerların hepsini boşalttık üstümüze mis gibi koktuk valla..

D&R'a uğradık kitap karıştıralım diye Elif ayraç alıcam demiştim. Seda ve Elif'e Erdil Yaşaroğlu'nun Komikaze karakterli ayraçlarından aldım. Çok esprili ayraçlar bi göz gezdirin denk gelirseniz.


Kendime de şu küçük not defterini aldım, eski defter dokulu olması beni cezbetti ama içini görünce daha bi mest oldum. Defterin sayfa altlarında kitaplardan alıntı sözler var..


Benim sefil cep telim yüzünden fotolar net çıkmamış..

Dün Azra ve Yaren'i görmeye gittik çok özlemişim veledleri.. Çok yordular bizi ama değdi.. Şimdi mi? Şimdi ise yorgunluk kahvesi içiyorum.Keyifli pazarlar...


2 Mayıs 2012 Çarşamba

Bodrum Bodrum*

Şimdi ben yaklaşık 3 ay sonra dünya evine gireceğim. Bekarlığımın tadını çıkarırcasına geziyorum :) Blogumla fazla haşır neşir olamıyorum. Gerçi ben gezmeye bahane arıyorum, yoksa evlensem de 10 çocuk sahibi olsam da kimse beni gezmeden tozmadan alamaz eminim :) (Şimdi anneler sen bi çocuk sahibi ol da görürüz gezmek neymiş diyorlardır) Havalar mis gibi olunca, güneş davetkar ışığını gösterince kendimizi sokaklara atıveriyoruz deyim yerindeyse..

Sınav sonuçlarım idare eder, ama çalışmam lazım. Bu havalarda nasıl olacaksa :) Evim için gerekli şeyler yavaş yavaş halloluyor sağolsunlar ailem ve dostlarım herşeyimi en ince ayrıntısına kadar düşünüp alıyorlar bana bişey kalmıyor. Zaten ben alışverişten hoşlanmam o mağaza senin bu mağaza benim dolaşırsam oracıkta fenalaşırım, bana göre değil :)

Gel gelelim başlığıma, balayımda Bodrum'a gideceğiz inşallah sevgiliyle. Küçük şirin bir butik otel ayarladık tam istediğimiz gibi. 5 yıldızlı otel ve tatil köyleri de bana göre değil. Derya'yı 5 yıldızlı herşey dahil tatil köyüne koymuşlar ille de butik otel demiş, tam olarak durum budur.

He bu arada balayı için deli gibi alışveriş yaptık Gani'yle :) Biraz internetten biraz da mağazalardan.. Daha gelinliğim yok ortada :)) Düğün için değil de , balayı için hazırız sevgiliyle..

Benden şimdilik bu kadar gelişmelerden haberdar edeceğimdir...

Sevgiler..

*MFÖ'nün klasiklerinden bir parça..

Bilmeyenler var mı ? Varsa buyrun ;