üsküdar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üsküdar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2012 Perşembe

Bayramda o müze senin bu müze benim ;) (Çook foto var )

Ve biz ilk bayramımızı kutladık sevdicekle;) Sabah bayram namazına giden sevgiliyi bekledim gelince de bayram kahvaltımızı ettik! Sonra hemen yola koyulduk;) Önceden planlamıştık tarihi bi gezi yapalım diye öyle de oldu.. İlk durak Göztepedeki İstanbul Oyuncak Müzesi idi arabayı sirkecide bi otoparka bırakıp vapur ve dolmuşla geçtik valla çok daha iyi oldu çünkü bayram dolayısıyla hem İstanbul bomboş hem de toplu ulaşım bayağı bi indirimliydi;))

Neyse gelelim müzeye bi kere şirin mi şirin bi sokakta harika bi yapı ; Oyuncak müzesi ilk girişte devasa oyuncak ve hayvan heykellerle karşıladı bizi.. Girer girmez büyüsüne kapılıyorsunuz zaten! Oyuncaklar çok çok eski olmasına rağmen ben bazısını hatırladım demek ki benim çocukluğuma kadar gelmiş. Örneğin Tom ve Jerry 1946 da bile varmış çok şaşırdık! Bunun gibi daha niceleri 4 katlı çok şirin bi evde sunulmakta müzeyi hayranlıkla bitirdikten sonra en alt katta bulunan kış bahçesine ve cafeye indik biz. Kış bahçesinde çocuklar için jazz konseri vardı bizde dinledik sevgiliyle kahvelerimizi yudumlarken. Herşey çocuklar ve çocuk kalanlar için düşünülmüş bu müzede cafeye de hayran kalacaksınız eminim!

Ordan çıktıktan sonra ver elini Topkapı Sarayı Müzesi, ben Dolmabahçeye çok gittim ama Topkapı hiç kısmet olmamıştı demek bu güneymiş.. Neyse hasbahçeye girer girmez tüylerim ürperdi zaten! Sadece yüzyıllarca orada yaşananları düşündüm şehzadelerin bu bahçede koşuşturduklarını hayal ettim. Kimbilir bi yerde kelle uçurulmuştur mutlaka dedim ve daha bi ürktüm! Sonra hazineleri gezdim ilk kez gördüğüm Kaşıkçı Elması gözlerimi kamaştırdı çok güzeldi!  Padişah kıyafetlerini çok çok büyük buldum yami normal bi insan kolu ve bacağı için değil o kaftan ve şalvarların neden öyle dikildiğine anlam veremedik sevdicekle yoksa padişahların kıçları okadar büyük olamaz;)

Gelgelelim ki kutsal emanetler beni ağlatacaktı nerdeyse inanamadım gördüklerime ve şükrettim görebildiğime ! Hasodaların en görkemlisinde sergilenen kutsal emanetler benim başımı döndürdü Hz. Muhammed'in( sav) sakal-ı şerifi, ayak izi özellikle beni çok çok etkilediler! Ve Hz.Musa'nın asasını görünce de çok şaşırdım insan gördüklerine inanamaz ya bende durum öyleydi..Görmediyseniz mutlaka görün herşeyden öte o atmosfer muhteşemdi!

Ve Harem dairesi aslında diziden çok daha mütevazi olması beni şaşırttı ama yine tüylerimi diken diken etmeye yetti.. ! Sultanları,cariyeleri,ağaları yaşanan tüm entrikaları düşündüm hayal ettim hatta dokunarak gezdim tüm Harem'i, tarihe dokunur gibi.Muhteşemdi yine Harem'in tüm atmosferi.Ama heryeri gezemiyorsunuz maalesef o kadar merak ettim ki kapalı kapılar ardını! Acaba kimler girip görebiliyor dedim oraları gidip izin istesem verir mi ki ? :)
Saraydan çıkmadan Has Bahçede türk kahvemizi de içtik sevdicekle yine hayal ettim ben tabii ki o bahçede olan biteni..

 Saraydan hemen sonra Ayasofyaya girdik.. İnanılmaz uhrevi bir ortam kiliseden camiiye dönüştürülmüş ama hala daha çok bi kiliseyi andırıyor bence.Mozaikler muhteşemdi Ayasoyfada ince ince dokunmuş gibi sanki..Ama ne yalan söyleyeyim insanın çok hoşuna giriyor Müslüman ve Hristiyan aleminin bir arada bu kutsal mekana hayranlıkla bakması ! Ayasofya çok zamanımızı almadı..

Akşam eğlenmek için taksim Zilly Pera diye bi mekana gittik ! Dostlar olmasa asla çekilmeyecek bi mekan sigara kokusunu üzerimden çıkarmak için bayağı bi uğraştım gece 2 den sonra Arto çıkıyor sahneye yine de eğlendim hakkını yiyemem!

Ertesi sabah yine Garipçe'ye kahvaltıya gittik, yine muhteşemdi! Bayılıyorum oraya gitmediyseniz havalar çok soğumadan gidin derim.

Benden bu kadar uzun post olmuş okuyanın gözüne sağlık ! :)

Ay'a ilk çıkılan tarih Milliyet 2. baskı yapmış.


Şu kahve fincanlarının güzelliğine bakın lütfen ! Bayıldım oyuncak müzesi cafesinden..






Bizim evden çay saati araya karışmış :)
 Oyuncak müzesi cafesi ve ben..

Oyuncak müzesi girişteki devasa hayvanlardan zürafa..
 Yine oyuncak müzesi Cin Ali'yi hatırlayanınız var mı ?

Yine oyuncak müzesinden zamanında yine Ay'a giden bir grup astronata bu bayrak verilmiş Ay'a götürün diye..Yani Ay'a ilk giden bayrağımız :)

 Teyzelerinin bayram güzelleri..

Oyuncak müzesine bayıldım bayıldım..





Sağlıklı beslenmeye taktığımı bilmeyen var mı ?Finduk isteyen ?


Çocukluğumu buldum Kipa da şekerli patlamış mısır :)

Ayasofya İmparatoriçe locasında :)
 Harem Cariye Hamamının önündeyim..

Cariyeler ve kadınefendiler taşlığı (avlusu gibi bişey)
 Topkapı..
 Hasbahçe..

Kardeşim ve ben Çengelköy geçenlerde Bersu yanıma geldi de..
 Ve ben ve sevdicek ve çok sevdiğim Üsküdar..

Not:Harem'i sarayı gezdikten 1 gün sonra gezdiğim için kıyafetlerim farklı belki merak edersiniz ben olsam ederdim şahsen :))) 


Sevgiler..

18 Ocak 2012 Çarşamba

İstanbul var ama birde Üsküdar var...(Bi de bol foto var) :)

Ben İstanbul'u severim ; aşkımızın şehridir. Her semtinde el ele gezmişliğimiz, her sahilinde kağıt helva yemişliğimiz vardır.

Kah Kadıköy iskelede kahvaltı eder oturur Beşiktaş'a bakarız, kah Beşiktaş sahilde çay içerken Kadıköy'e içleniriz..

İstanbul'u severim her haftasonu Burgazdan kaçıp saklandığım büyülü şehrimdir..Tatilimdir kafa dinleyişimdir sevgiliyle..


Bir İstanbul var bende ; Eminönü'nden Yeşilköy otobüslerine bindiğimiz, Tophane'de nargile kokusuyla sarhoş olduğumuz, İstiklale beş parasız çıkıp sevgiliyle cebimizdeki son ufaklık parayla oynadığımız kazı kazandan tüm günü kotardığımız.. Ben ilk waffle denen tatlıyı Ortaköy'de yedim, pilav üstü kuruyu Ortaköyde tesadüfen sevdim..





İstanbul Avcılar kampüsünden hergün metrobüsle, Mecidiyeköye geldim! Şişli keşmekeşinden bile hayıflanmadım, sonunda huzura gidiyordum çünkü.. Yanımdan geçip giden kızgınlıkların ne önemi vardı?Koca AVMleri bile sevdim ışıklı oluyorlardı ne güzel ben zaten ışıklı biyer görmeyeyim :)










Üsküdar'dan vapurla Eminönü'ne, Eminönünden kankoş yanına Alibeyköy'e giderken otobüs güzergahının güzelliğine hayran kalırdım. Örnekse; Feshaneden geçerken bir Ramazan gelmeli buraya ya da Pier Lottiye çıkılmalı tekrar o da olmadı Eyüp Camii'ye anne-babayı getirmeli..


Evet böyle kocaman bir İstanbul var bende ama, ah bir de Üsküdar var !!

Ben Üsküdar'ı ilk gördüğümde kendimi 1970lerde bir Yeşilçam filminde zannettim.. Kız kulesine bakınca büyülendim, Mihrimah Sultan camiinin yanından öylesine geçen insanlara şaşkınlıkla baktım çünkü ben o camiinin bahçesinde dondum kaldım.. Kar yağıyordu ve sanırım kar Üsküdar'ı daha bi güzel yapıyordu.
Salacak sahilinde yürürdük sevgiliyle, bitmesini istemediğim o yol ahh ahh.. Soğuktu, kar yağıyordu ama üşümüyordum..



Fethi Paşa korusu vardır Üsküdar'da ağaçların, yeşilliklerin arasından zor bir patika çıkarsın ve karşına çıkıverir inanılmaz manzara, Boğaz'ı ilk kez ordan gördüm tüm heybetiyle.. Daldım kaldım. Sonra dedim ki sahi insanlar Üsküdar varken neden başka semtlerde otutururlar ki ?


Fıstıkağacı vardır sonra Üsküdar'da,sokaklarında alış-veriş torbalarıyla eve yürüdüğüm dar ama arnavut kaldırımlı temiz yakışıklı sanki o derece güzel gözümde o sokaklar.. İnsanlar saygılı, birbirine selamlı, gürültüden uzak Üsküdar'ın Fıstıkağacı..




Sonra Üsküdar iskelesi diğer tüm iskelelerin 1 adım önündedir benim için, harika bi kalabalık iskelenin önündeki büfelerden gelen güzel kokular ve az sonra seni karşılayan Mihrimah Sultan camii..

Birde çok parasızdık sevgiliyle o dönemler belki de o yüzden tatlı geldi Üsküdar bana ne bileyim orada yaptığım herşey daha bi değerliydi benim için, hani basit bir börekçi de bir dilim yediğim börek bile bambaşkaydı Üsküdar'da bak hala hatırlarım ismini" KOÇLAR BÖREKÇİ"  :)


Sonra Üsküdar'da yazıhaneler vardır bak orası da apayrı bir tarihi dokudur benim için, orayı bile ayrı severim! O sokak inanılmaz güzel gelir bana nesi güzelse artık!

Paşalimanındaki kahvaltılar, Çengelköy sahildeki yürüyüşler bilmem ki ben nasıl anlatsam ki Üsküdar'ı size?




Ne zaman İstanbul'a gitsem uğramak isterim Üsküdar'a, sahilde gezinmek isterim yine salına salına.. Birgün yuva kurarsam Üsküdar beni de al yanına..

Bende bir İstanbul var ama ondan öte Üsküdar var...Özlediğim, içlendiğim, heveslendiğim...


Sevgiler...

Not: Fotoların hepsi bana aittir ve hepsi İstanbul'da çekilmiştir.. Kız kardeşler ve Gani'de foto içeriklerine dahildir benle beraber :))

10 Ekim 2011 Pazartesi

Her aşık gibi...

Sevgiliye ithafen;





Aşık insan kendini hemen ele verir, saklayamaz kendini.. Ben de elevermeye başlamıştım yavaş yavaş. Güya aşık olmayacaktım ya işte, palavranın ta kendisi! Aşıktım yine başımda kavak yelleri. Ben aşık olduğum zaman salaklaşırım, (kim olmaz ki zaten), ben aşıkken mantığım devre dışı olur, ben aşıksam eğer herşeyi yapabilecek güce sahibim. Üstelik karşımdakinin  benim ona aşık olduğum kadar, bana aşık olması gerekmez! Aşıksam bu aşık olduğum adamı ilgilendirmez. Ben kendi içime bakarım, kendi kalbimin yoluna ve o yolda yürümeye başlarım tüm engelleri birer birer yıkıp geçerek.

2007 Sonbahar  aşkımın karşılıklı olduğunu öğrendiğimde daha da çağladı yüreğimden geçenler.. Benden uzaktaydı ama umrumda değildi, nasılsa ben bu yola başkoymuştum artık ve geri dönüşü yoktu! İlk kez kendi başıma şehir dışına çıktım, bu belki çok basit ne var bunda diyeceksiniz ama benim için bir tabuydu.. İyi ki yıkmışım bu tabuyu yoksa çok pişman olacak ve belki de şimdikinden çok daha mutsuz olacaktım.İlk kez gittiğim o şehirde, bulduğum huzuru uzun yıllar bulamamıştım hiçbir şeyde! 4 yıl önce karlı bir Üsküdar sabahı kavuştuk sevgiliyle.

2011 Sonbahar, o Üsküdar sabahındaki gibi hala  yüreğimde kanat çırpan kuşlar, ne zaman aklıma düşsen (ki çoğu zaman ordasın) içimi sarar tüm aşk dolu 4 yılın sıcaklığı. Hayallerimizin başlangıcındayız şimdi seninle sevgili, bak 1 ay sonra bu kez de herkesin önünde söz vereceğiz birbirimize.. Tıpkı 4 yıl önce Üsküdar'da söz verdiğimiz gibi ..

Seni seviyorum..

"D&G"-07-∞


1 Ağustos 2011 Pazartesi

Ramazan ayı, güzellik ve hoşgörü ayı..

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba sizlere.. Ben tatildeydim çok da güzeldi çok eğlendim, çok gezdim, çok güldüm, aşka gittim Düzce'ye onu gördüm mutlu oldum :) Buna gerçekten ihtiyacım varmış onu anladım. He bu arada H&M ne güzel bir mağaza yahu sanırım oradaki herşeyi aldım! Bu tatilde paranın da dibine vurdum önümüzdeki aya kadar elimi cebime sokamam :( Ama değdi dünyaları çok uyguna aldık. İstanbul'u çok özlemişim kesinlikle bambaşka bir şehir İstanbul..Bu gidişimde arkadaşımda kaldım Halkalı'da toplu konutlarda şehire uzak olsa da araba ile gitmemiz kesinlikle çok avantaj sağladı. Arabasız gidipte Halkalı'da kalsaydık yol parasına vereceğimiz parayı düşünemiyorum:) Bırakın alışveriş yapmayı 2. gün paramız bitince Samsun'a geri dönerdik sanırım.

Ben şehir hayatını, kalabalığı çok severim. Sessiz, sakin doğayla içiçe yerler bana göre değil ben insan görmeliyim.Keşmekeş olmalı sanırım bu yüzden en çok Şişli,Beşiktaş,İstiklali seviyorum gezmek için:)
Ama nerde yaşardın İstanbulda diye sorsanız? -Üsküdar Salacak derim! Ki Allah izin verirse gelecekte orda yaşamayı planlıyoruz. Yine güzelce tadını çıkardık Üsküdar'ın, Dilruba'nın,Fethipaşa Korusu'nun! Boğaza karşı içilen türk kahvesinin mis kokusunun, o sıcak havada Boğaz'ın serin havasının tadını çıkardık bol bol harikaydı!






Çok keyifliydi kesinlikle çok..Tekrar edilmesi şart! Bu arada Ramazan geldi hoşgeldi ilk günü telaşını her zaman çok severim ilk iftar olacak ya ne yense, ne içilse şunu mu yapsak? Hayır bu daha iyi olur? Tatlı ne yapsak? Bu telaşa hayranım .. Hele ki iftar yaklaşınca toplu bir halde mahallediki tüm komşularla pencereye çıkılıp İftar topunu beklemek çok muazzam bir paylaşım bence. Topun sesi duyulur herkes birbirine bakıp pencereden Allah kabul etsinler söylenir ve oturulur mübarek sofralara şükürlerle beraber açılır oruçlar. Seviyorum bu güzel ayı kim ne derse desin.. Sevgiler ve hayırlı ramazanlar..