Gani askerdeyken ve ben çok sıkılırken, yine blog dünyasında gezerken, neden bende bişeyler karalamıyorum ki? dediğim andan bu yana 1 sene geçmiş bizim kız kardeşlerin blogu büyümüş tam 1 yaşına girmiş..
Bu blog benden çok çekti diyebilirim;
Açıp açıp yazmadığım, tasarımını sürekli değiştirdiğim, kapatsam mı ya? diye düşündüğüm, blog yazmak senin neyine dediğim? ödül alıp böbürlendiğim, mim cevaplayıp çokca heveslendiğim, bi sürü güzel insanla paylaşımlarım, zaman zaman okuduğum bloglara çok kızdığım ama zaman zaman da ne güzel hayatlar var dediğim, ve artık vazgeçemeyeceğim kocaman bir dünyasın sen !
Anneleri okuyorum harika (maşallah) yavrularıyla beraber mest oluyorum, babaları okuyorum ne kadar azınlıkta olsalarda ayrı bi keyiflendiğim, yemek bloglarını okuyorum , evde misler kokuttuğum yemeklerin sahibeleri onlar :) Moda blogları okuyorum, şu şöyleymiş bu böyleymiş diye orda burda ahkam kesiyorum :)
Hüzünlerini okuyorum sonra bazılarının, bende aynı hüznü yaşamıştım diye o hüznü taa içimde hissediyorum, hiç tanımadığım birine işleri rast gitsin diye dua ediyorum! Sevinçlerine ortak olmuşken buluyorum bir başka kaydı okurken, farkında olmadan sırıtmışım :)
Seviyorum blogumu beni izleyen güzel insanları, benim izlediğim güzel insanları.. Dünyanın diğer ucundakilerle iletişimimi..
Bu kadar şeyi 1 yılda mı yapmışım ben yahu? Umarım sizinle güzelleşen blogum yine sizinle çok uzun yıllar görür.. Sevgiler..
20 Aralık 2011 Salı
13 Aralık 2011 Salı
2012 sonumuz olmasın :)
Mayalara göre 2012 dünyanın son yılıymış, sonumuz gelecekmiş falan filan tabi ki böyle deli-saçmalarına inanmıyorum :)
Umarım 2012 mayaların tam aksine kız kardeşler için güzel başlangıçlara sebep olur..
Bu arada uzun zamandır yoktum buralarda, bilgisayar arızası, modemde bağlantı hataları vs vs..
Geçen gün ergenlik dönemlerimize ait bir video kaset buldum ve izledim.. Allah'ım o tiplerimiz nedir öyle? Benim kafada harley davidson motor resimleri olan bir bandana, baştan aşağı simsiyah! Akıllara zarar ama ben 16 yaşında eni konu erkekmişim yahu ! Şaka gibi ama değil, yaklaşık 2 saat süren görüntüler beni oldukça şaşırttı!
Yılbaşlarında kar yağmalı bence.. Evet evet kesin kar yağsın dışarı çıkalım deli deli hareketler yapalım kar altında.. Samsun'a zaten kar yağmaz neredeyse ama bu sene 2012'ye girerken yağsın lütfen!
Güzel dileklerimi bi daha ki postlara saklayacağım.. Kız kardeşlere teker teker sorup buradan dileklerimizi yollacayacız evrene(!) Bu arada böyle bişey var evrene mesaj yollama, ya da bayağı bi vardır da benim yeni haberim oldu..
Herşey yolunda gibi gibi öyle çok can sıkıcı şeyler yok şükür.. Ama benim iyi,kötü,güzel,çirkin hallerim hala aynı maddelerle tam gaz ilerliyor.. Hayırlara vesile..
Sevgiler..
Umarım 2012 mayaların tam aksine kız kardeşler için güzel başlangıçlara sebep olur..
Bu arada uzun zamandır yoktum buralarda, bilgisayar arızası, modemde bağlantı hataları vs vs..
Geçen gün ergenlik dönemlerimize ait bir video kaset buldum ve izledim.. Allah'ım o tiplerimiz nedir öyle? Benim kafada harley davidson motor resimleri olan bir bandana, baştan aşağı simsiyah! Akıllara zarar ama ben 16 yaşında eni konu erkekmişim yahu ! Şaka gibi ama değil, yaklaşık 2 saat süren görüntüler beni oldukça şaşırttı!
Yılbaşlarında kar yağmalı bence.. Evet evet kesin kar yağsın dışarı çıkalım deli deli hareketler yapalım kar altında.. Samsun'a zaten kar yağmaz neredeyse ama bu sene 2012'ye girerken yağsın lütfen!
Güzel dileklerimi bi daha ki postlara saklayacağım.. Kız kardeşlere teker teker sorup buradan dileklerimizi yollacayacız evrene(!) Bu arada böyle bişey var evrene mesaj yollama, ya da bayağı bi vardır da benim yeni haberim oldu..
Herşey yolunda gibi gibi öyle çok can sıkıcı şeyler yok şükür.. Ama benim iyi,kötü,güzel,çirkin hallerim hala aynı maddelerle tam gaz ilerliyor.. Hayırlara vesile..
Sevgiler..
30 Kasım 2011 Çarşamba
İyi,kötü,güzel,çirkin!
Candan Erçetin'in böyle bir şarkısı vardı hatırlatayım ; Candan ERÇETİN-Sitem
Şarkının tamamı değilse bile şu sıralar tam olarak başlığım gibiyim evet; iyi,kötü,güzel,çirkin her biçimdeyim!
İYİ HALLER...
İyi çünkü; sağlığım şükürler olsun yerinde, bilmem belkide bu "iyi" tüm diğer kötüleri götürür..
İyi çünkü; ailem yanımda ve onlarda sağ ve sağlıklı, ve evet belki bu iyi de diğer çirkinleri götürür..
İyi çünkü; harika dostlarım var, hepsi ailem oldular yıllardır bunun içinde şükür..
İyi çünkü; okuduğum kitaplar, izlediğim filmler unutturuyor bazı şeyleri birkaç saatliğine..
KÖTÜ HALLER...
Kötü çünkü; sinir sistemim o kadar karışık ki bazen kendimi ağlarken buluyorum, sonra neden ağlıyorum ?diyorum..
Kötü çünkü; bazen tüm kötü hastalıkların sinsice benim bedenimde olduğunu ve doktorların bunu anlamadığını falan düşünüp, kendi kendime ağrılar üretiyorum her yeni gün..
Kötü çünkü; asla uyuyamıyorum uyuyamamak beynimi allak bullak ediyor, sağlıklı düşünemiyorum..
Kötü çünkü;Gani uzakta ve ben her istediğim zaman onu göremiyorum, ihtiyacım olduğunda yanımda olamıyor ve yanında olamıyorum..
Kötü çünkü; Bir işim yok, meşguliyetim yok!
GÜZEL HALLER..
Güzel çünkü; hayatımda bir sürü güzel bebek var. Yaren'im,Azra'm,Ela'm,Ecrin'im,Zeynep'im ve hatta yakında doğacak olan Ada'm..
Güzel çünkü; sevdiğim adamla evlilik yolundaki ilk adımları attık..
Güzel çünkü; 5 gün önce Gani'nin yanındaydım..
Güzel çünkü; en yakın arkadaşım, dostum, kardeşim, kankoşum, Merve'm temelli Samsun'a yerleşti..
Güzel çünkü; eğitimime devam ediyorum hala, İktisat okuyorum 3.sınıftayım..
ÇİRKİN HALLER..
Çirkin çünkü; bu ruh halleri içerisinde kendime hiç bakmıyorum..
Çirkin çünkü; tırnaklarıma oje bile sürmüyorum uzun zamandır..
Çirkin çünkü; kitap okumaya zorlarken buluyorum kendimi..( en sevdiğim eylemlerden biriyken)
Çirkin çünkü; çok fazla TV izliyorum..
Çirkin çünkü; hiç sinemaya gidemiyorum..
Çirkin çünkü; diyetime sadık kalmıyorum , yine dengesiz beslenmeye başladım..
Çirkin çünkü; suratımdaki sivilceler çoğaldı..
Çirkin çünkü; çoğu zaman en tanıdığımı bile tanıyamıyorum!
Sevgiler...
Şarkının tamamı değilse bile şu sıralar tam olarak başlığım gibiyim evet; iyi,kötü,güzel,çirkin her biçimdeyim!
İYİ HALLER...
İyi çünkü; sağlığım şükürler olsun yerinde, bilmem belkide bu "iyi" tüm diğer kötüleri götürür..
İyi çünkü; ailem yanımda ve onlarda sağ ve sağlıklı, ve evet belki bu iyi de diğer çirkinleri götürür..
İyi çünkü; harika dostlarım var, hepsi ailem oldular yıllardır bunun içinde şükür..
İyi çünkü; okuduğum kitaplar, izlediğim filmler unutturuyor bazı şeyleri birkaç saatliğine..
KÖTÜ HALLER...
Kötü çünkü; sinir sistemim o kadar karışık ki bazen kendimi ağlarken buluyorum, sonra neden ağlıyorum ?diyorum..
Kötü çünkü; bazen tüm kötü hastalıkların sinsice benim bedenimde olduğunu ve doktorların bunu anlamadığını falan düşünüp, kendi kendime ağrılar üretiyorum her yeni gün..
Kötü çünkü; asla uyuyamıyorum uyuyamamak beynimi allak bullak ediyor, sağlıklı düşünemiyorum..
Kötü çünkü;Gani uzakta ve ben her istediğim zaman onu göremiyorum, ihtiyacım olduğunda yanımda olamıyor ve yanında olamıyorum..
GÜZEL HALLER..
Güzel çünkü; hayatımda bir sürü güzel bebek var. Yaren'im,Azra'm,Ela'm,Ecrin'im,Zeynep'im ve hatta yakında doğacak olan Ada'm..
Güzel çünkü; sevdiğim adamla evlilik yolundaki ilk adımları attık..
Güzel çünkü; 5 gün önce Gani'nin yanındaydım..
Güzel çünkü; en yakın arkadaşım, dostum, kardeşim, kankoşum, Merve'm temelli Samsun'a yerleşti..
Güzel çünkü; eğitimime devam ediyorum hala, İktisat okuyorum 3.sınıftayım..
ÇİRKİN HALLER..
Çirkin çünkü; bu ruh halleri içerisinde kendime hiç bakmıyorum..
Çirkin çünkü; tırnaklarıma oje bile sürmüyorum uzun zamandır..
Çirkin çünkü; kitap okumaya zorlarken buluyorum kendimi..( en sevdiğim eylemlerden biriyken)
Çirkin çünkü; çok fazla TV izliyorum..
Çirkin çünkü; hiç sinemaya gidemiyorum..
Çirkin çünkü; diyetime sadık kalmıyorum , yine dengesiz beslenmeye başladım..
Çirkin çünkü; suratımdaki sivilceler çoğaldı..
Çirkin çünkü; çoğu zaman en tanıdığımı bile tanıyamıyorum!
Sevgiler...
28 Kasım 2011 Pazartesi
Güzel !
Samsun'a döndüm sevgili yanından, biraz buruğum, biraz hüzünlü...
Yeni bir yıla yaklaşıyoruz Allah izin verirse, umut dolu,huzurlu, sağlıklı olsun tek dileğim...
Ben severim doğal fotoğrafları,süs püs, makyaj olmadan insanların en doğal hallerini fotoğraflamayı !
Gecenin bir saati güzel bir sohbetteyken ve pijamalı çekilen bu fotoğraf tüm fotoğraflarımızdan daha güzel, daha samimi bence! Hele bir de Seda ders çalışırken taktığı, aslında sevmediği gözlüklerleyken :)
Sevgiler..
Yeni bir yıla yaklaşıyoruz Allah izin verirse, umut dolu,huzurlu, sağlıklı olsun tek dileğim...
Ben severim doğal fotoğrafları,süs püs, makyaj olmadan insanların en doğal hallerini fotoğraflamayı !
Gecenin bir saati güzel bir sohbetteyken ve pijamalı çekilen bu fotoğraf tüm fotoğraflarımızdan daha güzel, daha samimi bence! Hele bir de Seda ders çalışırken taktığı, aslında sevmediği gözlüklerleyken :)
Sevgiler..
22 Kasım 2011 Salı
Yine mi çicek..
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek ?
Sevgili yanındayım...
Huzur...
Aşk...
Mutluluk..
Ve bunlar için sonsuz ŞÜKÜR...
Sevgili yanındayım...
Huzur...
Aşk...
Mutluluk..
Ve bunlar için sonsuz ŞÜKÜR...
Gün boyu bu güzel kızın gülümsemesi modundayım...
Bitmesin...
Sevgiler...
16 Kasım 2011 Çarşamba
Özellikle anneler için!
Genellikle izlediğim bloglar anne blogları ve beni izleyenler de.. Bu yüzden ben blogumda bunu duyurmak istedim, üniversite eğitimin sırasında tanıştığım bir site var adı ; http://www.acikinovasyon.com/ Şirketler çağrılarda bulunuyorlar, sizler fikirlerinizi, çözüm önerilerinizi yayınlıyorsunuz, çağrıda bulunan şirketler için.. Hatta eğer çözüm öneriniz kabul edilirse güzel ödüllerle ihya ediliyorsunuz. Ben de zamanında 500TL lik akaryakıt çeki kazanmıştım Petrol Ofisinden.
Asıl konumuza dönersek Açık İnovasyon yeni bir çağrı yayınlamış. Ve bu kez bebekler için çözüm önerileri bekliyorlar. Belki siz güzel anneler , güzel fikirlerini yazarlar bu siteye.. İşte linki çağrı;http://www.acikinovasyon.com/cagri/128/13-yas-arasi-bebekler-icin-hangi-yeni-urunu-cikarmaliyiz
Sadece üyelik istiyor o da çok vakit almıyor..
Sevgiler..
Asıl konumuza dönersek Açık İnovasyon yeni bir çağrı yayınlamış. Ve bu kez bebekler için çözüm önerileri bekliyorlar. Belki siz güzel anneler , güzel fikirlerini yazarlar bu siteye.. İşte linki çağrı;http://www.acikinovasyon.com/cagri/128/13-yas-arasi-bebekler-icin-hangi-yeni-urunu-cikarmaliyiz
Sadece üyelik istiyor o da çok vakit almıyor..
Sevgiler..
15 Kasım 2011 Salı
Mesela..
Mesela yani, mesela diyorum,
Bu gece bi delilik yapsam..
Bıraksam mutfakta biriken bulaşıkları,
Çeksem arkamdan kapıyı,
Kadın başıma, daha fazlası..
Mesela yani, mesela diyorum,
Sokaklardan bütün erkekleri kovsam,
Bir gecelik evlerinde otursalar..
Korkmadan dolaşsam bütün şehri,
Bir sandalda sabahlasam.
Alabildiğince KADIN, alabildiğince ÖZGÜR olsam..
Küfür etsem ağız dolusu,
Utanmasam.
Kim bilir kaç kere satılmıştır bu dünyanın anası,
Mesela diyorum,
BENDE BU GECE BABASINI SATSAM!
Mesela yani, mesela diyorum..
*Alıntıdır.
13 Kasım 2011 Pazar
Kız isteme kaldırılsın !
Bence artık babalar kızlarını vermesinler kimselere.. Yazık ya kızlara ve kız babalarına veriyorlar kızlarını istediler diye.. Tıpkı 3 akşam önce benim babam gibi.
Ganinin babası ister beni; Kızımızı oğlumuza istiyoruz..
Babam cevap verir; Ben kızımı vermem, sadece evlenmesi için izin veririm!
Ve hayırlanır, Emin babam yüzüğümü takar ellerini öperim..
Bundan sonra kızlar verilmesin birazda erkekler verilsin ! Protesto ediyorum arkadaş neden kızlar gider ki :(
Bu arada heyecandan ölebilirdim.. Hayırlısı olsun ve Sevgiler..
Ganinin babası ister beni; Kızımızı oğlumuza istiyoruz..
Babam cevap verir; Ben kızımı vermem, sadece evlenmesi için izin veririm!
Ve hayırlanır, Emin babam yüzüğümü takar ellerini öperim..
Bundan sonra kızlar verilmesin birazda erkekler verilsin ! Protesto ediyorum arkadaş neden kızlar gider ki :(
Bu arada heyecandan ölebilirdim.. Hayırlısı olsun ve Sevgiler..
*Kahveler hazır...
*Babam verdi beni Emin babam yüzüğü takarken..
*Çikolatamdan geriye kalan..
*Ganilerin adeti böyleymiş 1 tepsi baklava getirildi ertesi gün söz tatlımız yendi..
*Damat iki baba ortasında terlerken..
8 Kasım 2011 Salı
Bayram gelmiş neyime :(
Şaka gibi ama bayrama ailecek ağır hasta girdik.. Ben de boğaz enfeksiyonu, burun tıkanması, hapşırık, tıksırık, Bersu'da aynısı boğaz ağrısı , halsizlik ve ateş.. Sedada kronik bronşit kız sürekli öksürük krizine giriyor bilenler bilir özellikle geceleri... Annem halsiz elini kolunu kaldıramıyor.. Babam hapşırıp duruyor, koca adam ah vah ediyor evin içinde.. İsteme merasimim için Ankara'dan misafir olan halam hepimizden fena her gün acile gidiyor rahatlamak için..
Bu sabah yine boğaz şişkinliği ve halsizlikle uyandım.. ÜSTELİK 2 GÜN SONRA BENİ İSTEMEYE GELİYORLAR..
Bi çaresi olmalı :( Sevgiler..
Bu sabah yine boğaz şişkinliği ve halsizlikle uyandım.. ÜSTELİK 2 GÜN SONRA BENİ İSTEMEYE GELİYORLAR..
Bi çaresi olmalı :( Sevgiler..
31 Ekim 2011 Pazartesi
Mutlu!
Gani geldi geçen hafta sonu yıldönümümüz olan 28-Ekim için , Kankoşum geldi İstanbuldan bayağı bir burda Samsunda kalacak! Oldukça yoğun geçiriyor kız kardeşler günlerini.. Ve ben hayatımın en güzel teklifini aldım Gani'den ! Tam anlamıyla ; şok,sevinç,hüzün,şaşkınlık,utanma bu hisleri beraber aynı anda yaşadım!
28-Ekim günü tüm gün başbaşa geçireceğimizi sanıyordum ben! Günü dolu dolu yaşadık Gani'yle kahvaltı ettik bir güzel sonra tatlımızı yedik, kahve içtik, arabayla sahilde dolandık daha sonra akşam yemek için şık bi yer ayarladığını, akşam için hazırlanmam gerektiğini söyledi, Gani. Neyse ben cicilerimi giydim bekliyorum Gani geldi, o da gayet şıktı. Biz restoranın yemek kısmında bişeyler atıştırıp ilişkimizin ilk günlerinden itibaren konuşmaya başladık. İlk buluşma, ilk yemek,ilk sinema.Anlattıkça nasıl da geçmiş zaman diye düşünüp durdum. Hani bu konuştuklarım daha dün gibiydi ama değil işte bayağı bi 3-4 yıl öncesiydi. Sonra dönüm noktaları en çok güldüklerimiz, en çok üzüldüklerimiz,derken Gani hadi eğlence bölümüne geçelim dedi.. Restoranın alt katı eğlence bölümüydü bir şarkıcı eğlendiriyor içkiniz eşliğinde sizde kah hüzünleniyor, kah kalkıp kurtlarınızı döküyorsunuz.. Daha önce de bir çok kez gelmişliğimiz vardı mekana, bildiğim bi yerdi.Alt katta garson bize 8 kişilik bir masayı gösterdi oturmamız için.. Ben oturdum ama Ganiye diyorum ki adam bizi yanlış masaya oturttu , Gani de; eğer yanlışsa kalkarız eğlenmene bak dedi.Neyse ben cidden takmıyorum şarkılara eşlik ediyorum, gayet eğleniyorum. Derken sahnedeki şarkıcı; Gani bey bu şarkı sizin için lütfen dansa bekliyorum sizi dedi. Ben şok! Zaten utanırım dans etmekten ki nadir dans ederim, kaçınırım danstan ki bilmem zaten :)Herkes oturuyor, tüm masalar bize bakıyor ben ve Gani sahnede! Neyse kalktık dans ediyoruz! Gani'ye neden kimse kalkmıyor birileri gelse de biz kaybolsak, Allah'ım nedir bu falan diyorum dans ederken..Neyse şarkının sonlarına geliyoruz şükür..
Birden kapıdan Seda, Bersu, Elif, Merve,Tolga, diğer Elifim,Aysu girdi! Nasıl ya diye bakıyorum ne işiniz var burda? Ve o sırada Bersu'nun elinde de cep telefonu bizi çekiyor..
Onlar oturdular masaya ben hala anlamadım! Müzik bitti, şarkıcı bizi sahneye davet etti, ben o kadar insanın gözü önünde nasıl duracağım sahnede bilememezlikten salak salak etrafı izliyorum.Ne olacak şimdi diyorum? derken Gani aldı eline mikrofonu ; geçen 4 yılımızla alakalı bir kaç şey söyledikten sonra bana dönereke; en doğru insan sensin, benimle evlenir misin, dedi! Bana ateş bastı, dizlerim titriyor herkes alkışlayıp bize bakıyor! Merve duygulanmış ağlıyor! Bir masa da oturanlar densiz bir şekilde; hayır yapma, yakma kendini diye ısrar ediyor.. Kulağım uğulduyor sonra, mikrofon bana geliyor, tabi ki Evet ! çıkıyor ağzımdan.. Sonrasında şarkıcı cebinden Gani'ye yüzük kutusu veriyor ve Gani bana yüzük takıyor ben hala bunları rüya falan sanıyorum!Sarılıyorum Gani'ye şarkıcı bırakmıyor bizi sahnede oynayacaksınız diyor! Ben tutuldum, Ganide öyle saçma sapan hareketler yapıyoruz, oynamak adına! :))
En sevdiğim yanımda hatta en sevdiklerim tüm kız kardeşlerim benimle! Hepsi sahneye geliyor ve karşılıklı göbek atıyor,sarılıyor,gülüyoruz! Harika bi geceydi!Daha güzeli olamazdı benim için, çok özel hissettim kendimi,uyuyamadım tüm gece boyunca..
Ertesi gün Gani'ye detaylı bi biçimde anlattırdım nasıl geliştiğini tüm sürprizin! Ben hep düşünürdüm nasıl bir teklif alacağım diye.. Mükemmeldi tek kelimeyle..
Şimdi sıra geldi isteme merasimine..
Sevgiler..
28-Ekim günü tüm gün başbaşa geçireceğimizi sanıyordum ben! Günü dolu dolu yaşadık Gani'yle kahvaltı ettik bir güzel sonra tatlımızı yedik, kahve içtik, arabayla sahilde dolandık daha sonra akşam yemek için şık bi yer ayarladığını, akşam için hazırlanmam gerektiğini söyledi, Gani. Neyse ben cicilerimi giydim bekliyorum Gani geldi, o da gayet şıktı. Biz restoranın yemek kısmında bişeyler atıştırıp ilişkimizin ilk günlerinden itibaren konuşmaya başladık. İlk buluşma, ilk yemek,ilk sinema.Anlattıkça nasıl da geçmiş zaman diye düşünüp durdum. Hani bu konuştuklarım daha dün gibiydi ama değil işte bayağı bi 3-4 yıl öncesiydi. Sonra dönüm noktaları en çok güldüklerimiz, en çok üzüldüklerimiz,derken Gani hadi eğlence bölümüne geçelim dedi.. Restoranın alt katı eğlence bölümüydü bir şarkıcı eğlendiriyor içkiniz eşliğinde sizde kah hüzünleniyor, kah kalkıp kurtlarınızı döküyorsunuz.. Daha önce de bir çok kez gelmişliğimiz vardı mekana, bildiğim bi yerdi.Alt katta garson bize 8 kişilik bir masayı gösterdi oturmamız için.. Ben oturdum ama Ganiye diyorum ki adam bizi yanlış masaya oturttu , Gani de; eğer yanlışsa kalkarız eğlenmene bak dedi.Neyse ben cidden takmıyorum şarkılara eşlik ediyorum, gayet eğleniyorum. Derken sahnedeki şarkıcı; Gani bey bu şarkı sizin için lütfen dansa bekliyorum sizi dedi. Ben şok! Zaten utanırım dans etmekten ki nadir dans ederim, kaçınırım danstan ki bilmem zaten :)Herkes oturuyor, tüm masalar bize bakıyor ben ve Gani sahnede! Neyse kalktık dans ediyoruz! Gani'ye neden kimse kalkmıyor birileri gelse de biz kaybolsak, Allah'ım nedir bu falan diyorum dans ederken..Neyse şarkının sonlarına geliyoruz şükür..
Birden kapıdan Seda, Bersu, Elif, Merve,Tolga, diğer Elifim,Aysu girdi! Nasıl ya diye bakıyorum ne işiniz var burda? Ve o sırada Bersu'nun elinde de cep telefonu bizi çekiyor..
Onlar oturdular masaya ben hala anlamadım! Müzik bitti, şarkıcı bizi sahneye davet etti, ben o kadar insanın gözü önünde nasıl duracağım sahnede bilememezlikten salak salak etrafı izliyorum.Ne olacak şimdi diyorum? derken Gani aldı eline mikrofonu ; geçen 4 yılımızla alakalı bir kaç şey söyledikten sonra bana dönereke; en doğru insan sensin, benimle evlenir misin, dedi! Bana ateş bastı, dizlerim titriyor herkes alkışlayıp bize bakıyor! Merve duygulanmış ağlıyor! Bir masa da oturanlar densiz bir şekilde; hayır yapma, yakma kendini diye ısrar ediyor.. Kulağım uğulduyor sonra, mikrofon bana geliyor, tabi ki Evet ! çıkıyor ağzımdan.. Sonrasında şarkıcı cebinden Gani'ye yüzük kutusu veriyor ve Gani bana yüzük takıyor ben hala bunları rüya falan sanıyorum!Sarılıyorum Gani'ye şarkıcı bırakmıyor bizi sahnede oynayacaksınız diyor! Ben tutuldum, Ganide öyle saçma sapan hareketler yapıyoruz, oynamak adına! :))
En sevdiğim yanımda hatta en sevdiklerim tüm kız kardeşlerim benimle! Hepsi sahneye geliyor ve karşılıklı göbek atıyor,sarılıyor,gülüyoruz! Harika bi geceydi!Daha güzeli olamazdı benim için, çok özel hissettim kendimi,uyuyamadım tüm gece boyunca..
Ertesi gün Gani'ye detaylı bi biçimde anlattırdım nasıl geliştiğini tüm sürprizin! Ben hep düşünürdüm nasıl bir teklif alacağım diye.. Mükemmeldi tek kelimeyle..
Şimdi sıra geldi isteme merasimine..
Sevgiler..
27 Ekim 2011 Perşembe
Vah!
Ben 1999 depremini çok net hatırlamıyorum, biliyorum çok canlar yandı yine, biliyorum yuvalar dağıldı, mahvoldu insanlar..Ama o zamanlar bunları çok da düşünemedim çocuktum..Tv de izliyordum sadece, en çok aklımda kalan Kocaelinde bir buz pateni sahasının üstünde yatan cenazelerdi! Hiç gitmez o görüntü aklımdan..
Sonra Düzce depremi oldu, biz o depremi az da olsa Samsunda da hissettik. En net hatırladığım deprem sarsıntısı da o oldu.. Babam kolonların altına aldı bizi bekledik bir süre.. Canlı yayında Ali Kırca şu an deprem oluyor dedi çok korktum!
Ben neredeyse 1 haftadır hiçbir şeye konsantre olamıyor,doğru dürüst başka şeylerden bahsedemiyorum.. İlk önce gencecik şehitlerimize içim yandı,kuzenim o bölgede asker haber alana kadar yerimizden kıpırdayamadık, aldık haberi ama yine de sevinemedik ! Pazar gününden itibaren de Van depremine takıldım kaldım.. 6,6 dendi ilk önce sonra 7,2 diye düzeltildi.. Ayrılamadım hiç bir kitle iletişim aracından, bişeyler yapmalı dedim!
Çünkü hatırladım çocukluğumdaki depremlerin o görüntüsünü, bizi hiç etkilemese de, depremden ne çok korktuğumu hatırladım! Peki ya dedim oradaki küçücük bedenler, ne yaptılar o koca betonların altında, nasıl dayandılar ki, küçücük sırtlarındaki onca ağırlığa..Ne çok ağladılar kimbilir ve ne çok aradılar ana-babalarını yakınlarda! Bunları düşündükçe kahroldum, mahvoldum, vicdanım uyutmadı, kayıtsız asla kalamazdım!
Samsunda henüz bir yardım masası oluşturulmamıştı aradım,taradım,sordum mail attım! Tweet attım yetkililere.Zengin, fakir herkesi aradım, mesaj attım, iş yerlerine gittim, şu lazım, bu lazım bir bir anlattım, elimden geleni yaptım!Belki de yapamadım, daha mı fazlası gelmeliydi elden Van'a mı gidilmeliydi, elinden mi tutulmalıydı küçük bir kızın, gözyaşını silmeli miydi oğlumm diye feryat eden amcanın? Montuna sarıp sarmalamalı mıydı minik elleri, kolları? Masal mı anlatmalıydı, unutsunlar biraz o enkazı biraz masalla aldanıp, prenses,prens sansınlar kendilerini ?
Unutulmasın ne olur Van,unutulmasın minicik eller, kocaman gözler, herşeyden habersiz temiz yürekler... Tek temennim budır.. Ahkam kesmek, akıl vermek değil asla niyetim, kimseye yardım çağrısı da yapmıyorum sadece içimden geçenler bunlar..Bir dua bile yeter... Sevgiler...
Sonra Düzce depremi oldu, biz o depremi az da olsa Samsunda da hissettik. En net hatırladığım deprem sarsıntısı da o oldu.. Babam kolonların altına aldı bizi bekledik bir süre.. Canlı yayında Ali Kırca şu an deprem oluyor dedi çok korktum!
Ben neredeyse 1 haftadır hiçbir şeye konsantre olamıyor,doğru dürüst başka şeylerden bahsedemiyorum.. İlk önce gencecik şehitlerimize içim yandı,kuzenim o bölgede asker haber alana kadar yerimizden kıpırdayamadık, aldık haberi ama yine de sevinemedik ! Pazar gününden itibaren de Van depremine takıldım kaldım.. 6,6 dendi ilk önce sonra 7,2 diye düzeltildi.. Ayrılamadım hiç bir kitle iletişim aracından, bişeyler yapmalı dedim!
Çünkü hatırladım çocukluğumdaki depremlerin o görüntüsünü, bizi hiç etkilemese de, depremden ne çok korktuğumu hatırladım! Peki ya dedim oradaki küçücük bedenler, ne yaptılar o koca betonların altında, nasıl dayandılar ki, küçücük sırtlarındaki onca ağırlığa..Ne çok ağladılar kimbilir ve ne çok aradılar ana-babalarını yakınlarda! Bunları düşündükçe kahroldum, mahvoldum, vicdanım uyutmadı, kayıtsız asla kalamazdım!
Samsunda henüz bir yardım masası oluşturulmamıştı aradım,taradım,sordum mail attım! Tweet attım yetkililere.Zengin, fakir herkesi aradım, mesaj attım, iş yerlerine gittim, şu lazım, bu lazım bir bir anlattım, elimden geleni yaptım!Belki de yapamadım, daha mı fazlası gelmeliydi elden Van'a mı gidilmeliydi, elinden mi tutulmalıydı küçük bir kızın, gözyaşını silmeli miydi oğlumm diye feryat eden amcanın? Montuna sarıp sarmalamalı mıydı minik elleri, kolları? Masal mı anlatmalıydı, unutsunlar biraz o enkazı biraz masalla aldanıp, prenses,prens sansınlar kendilerini ?
Unutulmasın ne olur Van,unutulmasın minicik eller, kocaman gözler, herşeyden habersiz temiz yürekler... Tek temennim budır.. Ahkam kesmek, akıl vermek değil asla niyetim, kimseye yardım çağrısı da yapmıyorum sadece içimden geçenler bunlar..Bir dua bile yeter... Sevgiler...
Enkazın başında bir umut sıkıca oğlunun oyuncak kılıcına sarılan baba, Allah sana sabır versin.. Tesellisi yok bunun.Allah, depremlerde evlerinin yıkılmasına sebep olan, dahası ailesinin yitmesine sebep olan; dandik inşaatçıların,vicdansızların belasını versin!
24 Ekim 2011 Pazartesi
Yazacağım 1-2 satır ama dopdolu!
Şehitlerimize ağlarken, Van depremi içimi yaktı benim..
Yazacak birşey bulamıyorum ama yardım edebilirim diye düşünüyorum!
Lütfen Vandaki vatandaşlarımıza yardım edelim..
Bebekler,çocuklar buz gibi havada dışardalar,açlar,barınamıyorlar!
Yardım göndermek istiyorsanız PTT ve MNG kargo yollanacak yardımlar için kargo ücreti almıyor!
Öncelikli olarak ;İçme suyu,kuru gıda,battaniye,çorap,ısıtıcı,bebek maması,hijyenik kadın pedi..!
Sevgiler..
Yazacak birşey bulamıyorum ama yardım edebilirim diye düşünüyorum!
Lütfen Vandaki vatandaşlarımıza yardım edelim..
Bebekler,çocuklar buz gibi havada dışardalar,açlar,barınamıyorlar!
Yardım göndermek istiyorsanız PTT ve MNG kargo yollanacak yardımlar için kargo ücreti almıyor!
Öncelikli olarak ;İçme suyu,kuru gıda,battaniye,çorap,ısıtıcı,bebek maması,hijyenik kadın pedi..!
Sevgiler..
15 Ekim 2011 Cumartesi
Hepatit senden artık korkmuyorum!
Bizim aile hekimimiz gerçekten çok ilgilidir sağolsun. Evimize telefon açıp sağlığımızı, sıhhatimizi soracak kadar ilgili, aşı günlerini hatırlatır,aşıyla ilgili bilgiler verir,neden bu aşıyı yaptırmalıyız anlatır. Bizde bu duyarlılığa cevap verip, ailecek takip edip aşımızı aksatmadan yaptırırız.
Geçen gün benim Hepatit'e karşı bağışıklığımın artıp artmadığını (aşı tutmuş mu)öğrenmek için kan vermeye gittim. Aşıdan, iğneden asla korkmam ama kan alınırken damarımın çatlatılmasından ve 1 ay boyunca mosmor kolla gezmekten nefret ederim! Kanı alan çocuk(!) Sağlık Meslek Lisesi stajyeriymiş, önlüğü falan yoktu üstünde onu geçtim elinde eldiveni yoktu. Eldiven takmayacak mısın diye sordum, eldiven sizin için değil benim için koruyucudur, diye cevap verdi. Hiç olmazsa yıkar mısınız elinizi dedim, beni dinlemeden aldı kanımı! Ben özellikle lütfen damarıma zarar vermeden alın dediysem de şu an kolum mosmor! Yani o kadar baştan savma yapıyorlar ki bu kadar önemli işleri, inanamıyorum! Neyse bu kadar olumsuzluğun ardından sonuçlarım çok iyi çıktı artık Hepatit'e karşı gayet güçlüyüm, savunmam çok iyiymiş! Bağışıklığım çok artmış! Maşallah diyorum kendime ve Sevgiler...
Geçen gün benim Hepatit'e karşı bağışıklığımın artıp artmadığını (aşı tutmuş mu)öğrenmek için kan vermeye gittim. Aşıdan, iğneden asla korkmam ama kan alınırken damarımın çatlatılmasından ve 1 ay boyunca mosmor kolla gezmekten nefret ederim! Kanı alan çocuk(!) Sağlık Meslek Lisesi stajyeriymiş, önlüğü falan yoktu üstünde onu geçtim elinde eldiveni yoktu. Eldiven takmayacak mısın diye sordum, eldiven sizin için değil benim için koruyucudur, diye cevap verdi. Hiç olmazsa yıkar mısınız elinizi dedim, beni dinlemeden aldı kanımı! Ben özellikle lütfen damarıma zarar vermeden alın dediysem de şu an kolum mosmor! Yani o kadar baştan savma yapıyorlar ki bu kadar önemli işleri, inanamıyorum! Neyse bu kadar olumsuzluğun ardından sonuçlarım çok iyi çıktı artık Hepatit'e karşı gayet güçlüyüm, savunmam çok iyiymiş! Bağışıklığım çok artmış! Maşallah diyorum kendime ve Sevgiler...
11 Ekim 2011 Salı
Don't Worry.. Be Happy !
Ben mutluyum!
Evet mutluyum küçük yeğenim Yaren'imin beni düşünerek verdiği sticker yüzünden çok mutluyum, ablam; canım tatlı birşeyler çekti diye en sevdiğim bisküviden verdiği için mutluyum, 15 gün sonra Gani gelecek diye mutluyum,dostlarımla dün gece harika bir gece geçirdiğim için ve Elifim bana mükemmel bir salata hazırladığı için çok mutluyum!
*Yaren'imin bana hediye ettiği sticker :) Cüzdanımın içinde yerini aldı bile..
Bu arada Sütaş Süzme Peynir'i denedim bugün aman Allah'ım ne kadar harika bir tat o öyle? Bundan sonra favori peynirimiz.. Bak bunu tattığım için de mutluyum ;)
Ama bu ara bu şarkıyı başa çekip dinlerken hiç mutlu değilim :(
Sevgiler..
Evet mutluyum küçük yeğenim Yaren'imin beni düşünerek verdiği sticker yüzünden çok mutluyum, ablam; canım tatlı birşeyler çekti diye en sevdiğim bisküviden verdiği için mutluyum, 15 gün sonra Gani gelecek diye mutluyum,dostlarımla dün gece harika bir gece geçirdiğim için ve Elifim bana mükemmel bir salata hazırladığı için çok mutluyum!
*Yaren'imin bana hediye ettiği sticker :) Cüzdanımın içinde yerini aldı bile..
Bu arada Sütaş Süzme Peynir'i denedim bugün aman Allah'ım ne kadar harika bir tat o öyle? Bundan sonra favori peynirimiz.. Bak bunu tattığım için de mutluyum ;)
Ama bu ara bu şarkıyı başa çekip dinlerken hiç mutlu değilim :(
Sevgiler..
10 Ekim 2011 Pazartesi
Her aşık gibi...
Sevgiliye ithafen;
Aşık insan kendini hemen ele verir, saklayamaz kendini.. Ben de elevermeye başlamıştım yavaş yavaş. Güya aşık olmayacaktım ya işte, palavranın ta kendisi! Aşıktım yine başımda kavak yelleri. Ben aşık olduğum zaman salaklaşırım, (kim olmaz ki zaten), ben aşıkken mantığım devre dışı olur, ben aşıksam eğer herşeyi yapabilecek güce sahibim. Üstelik karşımdakinin benim ona aşık olduğum kadar, bana aşık olması gerekmez! Aşıksam bu aşık olduğum adamı ilgilendirmez. Ben kendi içime bakarım, kendi kalbimin yoluna ve o yolda yürümeye başlarım tüm engelleri birer birer yıkıp geçerek.
2007 Sonbahar aşkımın karşılıklı olduğunu öğrendiğimde daha da çağladı yüreğimden geçenler.. Benden uzaktaydı ama umrumda değildi, nasılsa ben bu yola başkoymuştum artık ve geri dönüşü yoktu! İlk kez kendi başıma şehir dışına çıktım, bu belki çok basit ne var bunda diyeceksiniz ama benim için bir tabuydu.. İyi ki yıkmışım bu tabuyu yoksa çok pişman olacak ve belki de şimdikinden çok daha mutsuz olacaktım.İlk kez gittiğim o şehirde, bulduğum huzuru uzun yıllar bulamamıştım hiçbir şeyde! 4 yıl önce karlı bir Üsküdar sabahı kavuştuk sevgiliyle.
2011 Sonbahar, o Üsküdar sabahındaki gibi hala yüreğimde kanat çırpan kuşlar, ne zaman aklıma düşsen (ki çoğu zaman ordasın) içimi sarar tüm aşk dolu 4 yılın sıcaklığı. Hayallerimizin başlangıcındayız şimdi seninle sevgili, bak 1 ay sonra bu kez de herkesin önünde söz vereceğiz birbirimize.. Tıpkı 4 yıl önce Üsküdar'da söz verdiğimiz gibi ..
Seni seviyorum..
Aşık insan kendini hemen ele verir, saklayamaz kendini.. Ben de elevermeye başlamıştım yavaş yavaş. Güya aşık olmayacaktım ya işte, palavranın ta kendisi! Aşıktım yine başımda kavak yelleri. Ben aşık olduğum zaman salaklaşırım, (kim olmaz ki zaten), ben aşıkken mantığım devre dışı olur, ben aşıksam eğer herşeyi yapabilecek güce sahibim. Üstelik karşımdakinin benim ona aşık olduğum kadar, bana aşık olması gerekmez! Aşıksam bu aşık olduğum adamı ilgilendirmez. Ben kendi içime bakarım, kendi kalbimin yoluna ve o yolda yürümeye başlarım tüm engelleri birer birer yıkıp geçerek.
2007 Sonbahar aşkımın karşılıklı olduğunu öğrendiğimde daha da çağladı yüreğimden geçenler.. Benden uzaktaydı ama umrumda değildi, nasılsa ben bu yola başkoymuştum artık ve geri dönüşü yoktu! İlk kez kendi başıma şehir dışına çıktım, bu belki çok basit ne var bunda diyeceksiniz ama benim için bir tabuydu.. İyi ki yıkmışım bu tabuyu yoksa çok pişman olacak ve belki de şimdikinden çok daha mutsuz olacaktım.İlk kez gittiğim o şehirde, bulduğum huzuru uzun yıllar bulamamıştım hiçbir şeyde! 4 yıl önce karlı bir Üsküdar sabahı kavuştuk sevgiliyle.
2011 Sonbahar, o Üsküdar sabahındaki gibi hala yüreğimde kanat çırpan kuşlar, ne zaman aklıma düşsen (ki çoğu zaman ordasın) içimi sarar tüm aşk dolu 4 yılın sıcaklığı. Hayallerimizin başlangıcındayız şimdi seninle sevgili, bak 1 ay sonra bu kez de herkesin önünde söz vereceğiz birbirimize.. Tıpkı 4 yıl önce Üsküdar'da söz verdiğimiz gibi ..
Seni seviyorum..
"D&G"-07-∞
7 Ekim 2011 Cuma
Geçmiş zamanlar..da!
Sevgili BABA'nın şu yazısıyla bu kaydı oluşturma fikri hasıl oldu bende. O kaydı okuyunca acaba dedim benim anne-babam ben o yaşlardayken ne düşünüyorlardı? Nasıl bir ergenlik geçirttim onlara? Hatırlayınca vallahi üzüldüm bizimkilere..
Ortaokulda çooook şişman bir çocuktum, 72'yi falan görmüştüm basküle çıktığımda. O dönemlere ait fotoğraflarım sandıkların en diplerinde aslında bir tarayıcım olsa ben buraya yüklerdim ama yok maalesef. Düşünün işte saçlarının uzunluğu kulaklarında bayağı bir gıdığı olan,yuvarlak surat,etli yanak, bariz şişko bir kız çocuğu! Tam olarak tasvirim buydu o zamanlar. Bu kilolar yüzünden asosyal olmuştum, doğum günü partilerine, sınıfça gidilen pikniklere, 4-5 arkadaş buluşup sinemaya falan gitmiyordum tabi ki.. Hiç bişey yapamadığım için kendimi derslerime vermiştim ki bu yüzden ortaokulda derslerim diğerlerinden oldukça iyiydi. Kilolarımın sorumlusu anne-babamdı benim için, neden bana dur dememişlerdi ki? Evde sürekli suskundum , içime kapanık dolaşıyordum. taa ki Lise zamanlarıma kadar.
O kilonun bir kısmını yaz tatilinde bisiklet tepesinde geçirdiğim için verdim! Şöyle 10kg kadar verdim ama yine tombulum. Artık isyanım herşeye anneye,babaya, okula, düzene, eğitime herşeye :) Eve gelir gelmez odama geçiyor ve ordan asla çıkmıyorum. Annem kapıma gelip kızım birazda bizimle otur içerde, hep burdasın diyor ,hayır diyorum ben burda iyiyim.
Çok acayip sosyalistim o sıralar, önüme gelen herkese anlatıyorum sosyalizmi..(Ne haddime acaba) Siyahtan başka renk giymiyor, rock ve protest müzikten başka bişey dinlemiyor ve deli gibi sigara içiyorum! Başka tür müzik dinleyenleri anlamıyor, TSM seven babama gülüyorum, arabada giderken onun dinlediğine dayanamayıp kavga ediyorum !
Bi de bateri istiyorum babamdan sanki hakediyormuşum gibi! Derslerim berbat, kimi zaman okula kafama göre gitmiyorum bile, okul da neymiş, daha önemli meseleler var halledilecek, bunları konuşuyoruz, arkadaşlarla, ne yapmalı diye..? Bateri almıyor tabi ki babam bana (ki o zaman alabilecek gücü de vardı) harçlıklarımı biriktirip 2.el bi bateri alacaktım ama olmadı, o para başka şeylere gitti. Ama hala ilk bagetlerimi saklarım! İçimde ukde kalan bateriyi sonraları bateri dersi alarak azıcık da olsa gidermiştim.Bu ergenlik dönemi hayatın gerçekten (!) gerçeklerini anladığım yıllarda bitti.. Tüm isyanlarım 18 yaşımdı sanırım, derin bir sessizliğe büründü, çünkü evimizde tüm dünyanın sorunlarından daha büyük sorunlar oluşmaya başlamıştı, neyse..
Sözün özü ailemden özür diliyorum yahu! Ne zorlamışım onların sınırlarını, ben olsam ne yapardım, ne ederdim böyle bir çocuğa? Laftan anlamayan, kafasının dikine giden, sokaklardan eve gelmeyen, odasından asla çıkmayan! Her söyleneni saçma bulan.. Büyüklerine kimi zaman saygısızlık eden ! Allah anne-babamı başımdan eksik etmesin, onlara minnettarım o zorlu dönemde beni yinede (!) anlamaya çalıştıkları için..
Ortaokulda çooook şişman bir çocuktum, 72'yi falan görmüştüm basküle çıktığımda. O dönemlere ait fotoğraflarım sandıkların en diplerinde aslında bir tarayıcım olsa ben buraya yüklerdim ama yok maalesef. Düşünün işte saçlarının uzunluğu kulaklarında bayağı bir gıdığı olan,yuvarlak surat,etli yanak, bariz şişko bir kız çocuğu! Tam olarak tasvirim buydu o zamanlar. Bu kilolar yüzünden asosyal olmuştum, doğum günü partilerine, sınıfça gidilen pikniklere, 4-5 arkadaş buluşup sinemaya falan gitmiyordum tabi ki.. Hiç bişey yapamadığım için kendimi derslerime vermiştim ki bu yüzden ortaokulda derslerim diğerlerinden oldukça iyiydi. Kilolarımın sorumlusu anne-babamdı benim için, neden bana dur dememişlerdi ki? Evde sürekli suskundum , içime kapanık dolaşıyordum. taa ki Lise zamanlarıma kadar.
O kilonun bir kısmını yaz tatilinde bisiklet tepesinde geçirdiğim için verdim! Şöyle 10kg kadar verdim ama yine tombulum. Artık isyanım herşeye anneye,babaya, okula, düzene, eğitime herşeye :) Eve gelir gelmez odama geçiyor ve ordan asla çıkmıyorum. Annem kapıma gelip kızım birazda bizimle otur içerde, hep burdasın diyor ,hayır diyorum ben burda iyiyim.
Çok acayip sosyalistim o sıralar, önüme gelen herkese anlatıyorum sosyalizmi..(Ne haddime acaba) Siyahtan başka renk giymiyor, rock ve protest müzikten başka bişey dinlemiyor ve deli gibi sigara içiyorum! Başka tür müzik dinleyenleri anlamıyor, TSM seven babama gülüyorum, arabada giderken onun dinlediğine dayanamayıp kavga ediyorum !
Özgür olmak istiyorum , anne-baba, okul vs herşey saçma! Ben özgürüm istediğimi yaparım, diyorum ve gerçekten bu şehrin sokaklarında tabuları yıkıyoruz arkadaşlarımla.. Gitarlar çalıp şarkılar söylerek harçlığımızı çıkarmaya başlıyoruz. Sadece siyah giyiyoruz dedim ya siyahtan başka bir renge katlanamıyoruz.
Aşığız, aynı zamanda aşık olduğumuz adamlara sinirliyiz, ona da isyan ediyoruz :) Meydanlarda bağırıken yerel gazetede fotolarımı görüyorlar anne ve babam, çok fena kavga ediyoruz yine; gitmeyeceksin, gidicem... Ve yine seslerini susturuyorum onların protest müziğimin son sesiyle..
Sözün özü ailemden özür diliyorum yahu! Ne zorlamışım onların sınırlarını, ben olsam ne yapardım, ne ederdim böyle bir çocuğa? Laftan anlamayan, kafasının dikine giden, sokaklardan eve gelmeyen, odasından asla çıkmayan! Her söyleneni saçma bulan.. Büyüklerine kimi zaman saygısızlık eden ! Allah anne-babamı başımdan eksik etmesin, onlara minnettarım o zorlu dönemde beni yinede (!) anlamaya çalıştıkları için..
5 Ekim 2011 Çarşamba
Evlilik yolunda ilk adım!
3 kız kardeş olduğumuzu söylemiştim daha önceden. Seda,ben ve Bersu. Evde Allah izin verirse ilk evlenecek olan benim gibi görünüyor an itibariyle. Annem babam ve biz oldukça tecrübesiziz, babam nişan pastasını falan ben yapacağım diyor :) Asıl mesleği pastacılık oldukça hevesli. Üç gündür gripten inliyorum, kafamı kaldıramıyorum açıkcası. Her yerim dökülüyor burnum fış fış kayıkçı modunda :( Ama bugün gideyimde söz merasimi için bi elbise bi ayakkabı bakayım dedim.
Allah'ım her zaman söylerim dünyanın en rahatsız yerlerinden birisi de deneme kabinleri ! O kadar çok elbise denedim ki hatırlamıyorum bile. Ve o kabinlerin havasız ortamında daha çok hasta oldum sanırım, bi ara boğulacaktım :) Deneme kabinleri havalandırmalı ve daha geniş olmalı! Bu arada artık 36 bedene gayet rahat giriyorum! (maşallah nazar değmesin) Hatta bir mağaza da XS beden bir elbise giydim inanamadım hatta bunda bi yanlışlık vardır dedim mağaza görevlisine :)
Eee o kadar yemeden içmeden kesildim 10 gündür, 1 haftada 4kg verdim, azıcık meyvelerini yiyeyim ama dimi ?
Neyse konumuza dönersek bir tane elbise buldum çok da uygun çok da güzel! Abartısız sade hanım hanımcık bir elbise, kahve ikram ederken rahat olayım diye usturuplu bir model beğendim. Elbise lacivert, altına ya taba rengi ya da pudra rengi topuklu bir ayakkabı düşünüyorum.Aslında göğüs dekolteli puantiyeli çok harika bir elbise beğenmiştim ama, onla kahve falan verilmez, müstakbel kayınvalidem ne der sonra :)
Yahu daha söz yüzüğümü seçeceğim, püf... Tatlı heyecanlar ama çok da stresli anacım..Hepsi önüme konsa ben hiç uğraşmasam ne güzel olur. Tek düşündüğüm şimdi Gani'nin gelişi yine Almanyada çünkü :( Samsun'a bi gelsin şu an başka bişey istemiyorum..
Şu söz-isteme hayırlısıyla bir geçseydi. Sonra nişan, sonra da Allah izin verirse düğün!
Çok hastayım çok.. Yahu ben nasıl hasta olurum ki, kendime nazar değdirdim 5 senedir grip olmuyorum diye :(
Neyse sevgiler...
Allah'ım her zaman söylerim dünyanın en rahatsız yerlerinden birisi de deneme kabinleri ! O kadar çok elbise denedim ki hatırlamıyorum bile. Ve o kabinlerin havasız ortamında daha çok hasta oldum sanırım, bi ara boğulacaktım :) Deneme kabinleri havalandırmalı ve daha geniş olmalı! Bu arada artık 36 bedene gayet rahat giriyorum! (maşallah nazar değmesin) Hatta bir mağaza da XS beden bir elbise giydim inanamadım hatta bunda bi yanlışlık vardır dedim mağaza görevlisine :)
Eee o kadar yemeden içmeden kesildim 10 gündür, 1 haftada 4kg verdim, azıcık meyvelerini yiyeyim ama dimi ?
Neyse konumuza dönersek bir tane elbise buldum çok da uygun çok da güzel! Abartısız sade hanım hanımcık bir elbise, kahve ikram ederken rahat olayım diye usturuplu bir model beğendim. Elbise lacivert, altına ya taba rengi ya da pudra rengi topuklu bir ayakkabı düşünüyorum.Aslında göğüs dekolteli puantiyeli çok harika bir elbise beğenmiştim ama, onla kahve falan verilmez, müstakbel kayınvalidem ne der sonra :)
Yahu daha söz yüzüğümü seçeceğim, püf... Tatlı heyecanlar ama çok da stresli anacım..Hepsi önüme konsa ben hiç uğraşmasam ne güzel olur. Tek düşündüğüm şimdi Gani'nin gelişi yine Almanyada çünkü :( Samsun'a bi gelsin şu an başka bişey istemiyorum..
Şu söz-isteme hayırlısıyla bir geçseydi. Sonra nişan, sonra da Allah izin verirse düğün!
Çok hastayım çok.. Yahu ben nasıl hasta olurum ki, kendime nazar değdirdim 5 senedir grip olmuyorum diye :(
Neyse sevgiler...
Az önce çektim ;) En yakın dostlarım..
2 Ekim 2011 Pazar
Oğlan bizim kız bizim..
Nişanladık! Ayşenur nişanlandı! Allah tamamına erdirsin,inşallah.. Ayşenur çok güzel olmuştu yavru ağzı renkte uzun bir nişanlığı vardı ve ona çok yakıştı zaten güzele ne yakışmaz ama di mi? Canım benim o kadar heyecanlıydı ki; hani şu birbirine pasta yedirme merasiminde Adem'e değilde, kendi ağzına götürdü pastayı.. Herkes kahkaha attı ama bence çok tatlı oldu.. Nişan başlayana kadar çok gergindi ama olaylar geliştikçe o da gevşedi..
Kızımızı verdik :( Of ya kız vermek çok zor gerçekten, çok duygulandım:( Bundan sonra kızlar alınmasın ailelerinden, erkekler alınsın evinden,yurdundan yahu!
Bu arada 10 Kasım'da beni istemeye gelecekler inşallah.. Ben de mi gidiyorum yoksa? Sözüme davetlisiniz :)
Sevgiler..
Dipnot: bu arada söz ve isteme merasiminde kimler olur? ben en yakın 3 arkadaşımı çağırmak istiyorum ya sorun olur mu ? fikri olan varsa söylesin lütfen :)
20 Eylül 2011 Salı
Plansız post vol:3,5 :))
Gani'nin yurtdışına gitmesini istememekle çok çok haklıyım bence ! :))
Biri beni durdursun ;) Sevgiler...
En sevdiklerimden getiriyor bana ve ben bu kez bu ikisini de seçiyorum!
Bu arada ayak baş parmağımdan dolayı özür dilerim :)) Biri beni durdursun ;) Sevgiler...
19 Eylül 2011 Pazartesi
Avrupa yarimi geri ver :(
Gani yeni işi dolayısıyla sürekli otomobil fabrikalarına gidiyor Almanya, Polonya şimdilik mekik dokuduğu yerler..
Geçen hafta ordaydı, h.sonunu beraber geçirdik ve bugün yine yolcu 1 hafta yok! Otomobilleri kıskanır oldum :(
Alıştım mı ? Henüz değil... Bu arada evlilik için ilk adımları atacağız yakın zamanda inşallah...
Geçen hafta ordaydı, h.sonunu beraber geçirdik ve bugün yine yolcu 1 hafta yok! Otomobilleri kıskanır oldum :(
Alıştım mı ? Henüz değil... Bu arada evlilik için ilk adımları atacağız yakın zamanda inşallah...
15 Eylül 2011 Perşembe
Peynirim burdaydı..
Teyzesinin balı, peyniri, beyaz patatesi burdaydı Azra'm benim. Bize gelirken yolda sevimsiz kayyu'nun terliğini satan bir satıcıya rastlamış. Tabi bizim ki kayyuyu görünce, annesine "al, al" diye tutturunca, bide bu terlikler bizimkinin ayağına göre olmayınca, ama el mahkum annesine yine de aldırınca ,.Azra'nın ayaklarında sevimsiz kayyu da böylece yerini almış ;
Terlikleri çok komik oldu ayağına ama inatla çıkarmadı :)Bende bu güzelliği doğadan form limonlu çayımı yudumlayarak keyifle izledim gün boyu.. Sevgiler...
Terlikleri çok komik oldu ayağına ama inatla çıkarmadı :)Bende bu güzelliği doğadan form limonlu çayımı yudumlayarak keyifle izledim gün boyu.. Sevgiler...
Kız kardeşlerin süsü püsü :)
Gece gece dedim ben bi post yazmadan rahat edemicem :)Bu gece postları da amma uzun oluyor söyleyeyim şimdiden :)
Şöyle bir düşündüm de hani canım takip ettiğim blogcularımın bazıları bu yaz kullandıkları ve tavsiye ettikleri ürünleri yazmışlar, yayınlamışlar çok da iyi yapmışlar !
Şimdi ben bunu bu yaz yahut bu yıl diye düşünmeden kız kardeşlerin hayatlarında son 2-3 hatta 5 yıldır vazgeçemedikleri neler onları yazıcam :) Severek kullandığımız, bizimle bütünleşenler ;)
Kız kardeş Derya ve Seda'nın kokusu; ah ah biz seni nerden duyduk da, nasıl kokuna hayran olduk bi bilsen :) Bi kokladık daha da bırakamadık bütünleştik ayrılamayız ki ayrılmakta istemiyoruz ;)
Şimdilik bunlar en temel süs püsler :)Hayatımızın bakımları, olmazsa olmazları!
Bu postların devamı gelir mi acaba? Hmm düşünmeli..
Sevgiler...
Şöyle bir düşündüm de hani canım takip ettiğim blogcularımın bazıları bu yaz kullandıkları ve tavsiye ettikleri ürünleri yazmışlar, yayınlamışlar çok da iyi yapmışlar !
Şimdi ben bunu bu yaz yahut bu yıl diye düşünmeden kız kardeşlerin hayatlarında son 2-3 hatta 5 yıldır vazgeçemedikleri neler onları yazıcam :) Severek kullandığımız, bizimle bütünleşenler ;)
Kız kardeş Derya ve Seda'nın kokusu; ah ah biz seni nerden duyduk da, nasıl kokuna hayran olduk bi bilsen :) Bi kokladık daha da bırakamadık bütünleştik ayrılamayız ki ayrılmakta istemiyoruz ;)
Kız kardeş Bersu'nun kokusu ; Miracle halam hediye etmişti Bersu'ya yakşalık 4-5 sene önce ve Bersu işte benim parfümüm dedi. Çok güzel hafif bir koku.
Seda,Derya,Bersu ve Elif'in baby oil tutkusu; bu bizim evde kendimi bildim bileli var tanışıklığımız bayağı bi eskiye dayanır bu bedtime serisini ama son 2-3 yıldır kullanıyoruz sanırım.
Seda, Bersu ve Derya'nın el kremi; daha önce ne kullanıyorduk bazen nive, bazen arko, çoğu zaman dove. Ama hiçbiri dermokil kadar etkili ve uygun değil ;)
Seda, Derya, Bersu'nun hatta Elif'in, hatta Ayşo'nun, hatta annemin vazgeçilmez duş jeli; inanılmaz bir ürün inanılmaz uygun hatta şu ara bizim müdavimi olduğumuz sürekli alış-veriş yaptığımız kozmetikçimiz 3 tanesini 10tlye satıyor. 6 tane stoklandı ;) Hemde 200ml.Eskiden Palmolive Aroma Terapy kullanıyorduk, ama bu ürün bizi alt-üst etti ;)
Yine ailenin kızları, kız kardeş Elif ve Ayşenur'un bakım kremi; ilk almaya başladığımızda (kuzenimin önerisi bu arada kuzenimiz aynı zamanda kuaförümüz oluyor) bununla beraber şampuanını da alırdık. Fakat son yıllarda sadece bunu kullanıyoruz salt.Banyo sonrası saçıma bundan sıkmazsam saçımı düşünemiyorum :):)
Ve canlarım kız kardeşlerin olmazsa olmazları Pastel marka ojeleri;bazen flormar da alıyoruz ama çoğunluk pasteldir bizde. Çok daha dayanıklı ve uygun fiyatı.
Ergenus iken annem ve halam sürecekseniz doğru düzgün bişeyler sürün cildinize dedi. Yoksa biz ucuz bulduğumuz dandik markaları okul harçlıkları biriktirerek alıyorduk daha sonra 14615168446 tane sivilce çıkarıyorduk. :( Annem ve halam sağolsun bu belki 7 yıldır bizimle :):) Max Factor Pudramız;
Canım bepanthenimiz; seni anlatmaya gerek var mı? O kadar yanımızdasın ki bi yerlerde kutunu görmesem krize girebilirim :))
Seda ve Bersu'nun maybelline maskarası;Ben maskara sevmem açıkcası kullanmam da hani öyle özel davetler vs hariç.Ama Seda ve Bersu severek bu ürünü kullanıyorlar ısrarla :) Neden bilmem onlara sormak lazım..Bu postların devamı gelir mi acaba? Hmm düşünmeli..
Sevgiler...
12 Eylül 2011 Pazartesi
Sinirliyiz ailecek!
Ben bu apartman aidatlarının apartman toplantılarında falan belirlendiğini sanıyordum! Son 3 yıldır oturduğumuz apartmandaki yönetici(!) ki biz yönetici falan seçmedik, dahası toplantı falan da görmedik, her neyse aidatları kendi kafasına göre arttırıyor. Apartman görevlimiz yok haftanın 1 günü temizlikçi bir bayan gelip tüm dairelerden sıcak su ve bir tutam yüzey temizleyicisi istiyor. Bunu geçtim, asansörümüz 3 yıldır bakıma falan girmedi. Dahası 3 kişilik asansör dün asılan bir yazıyla 2 kişilik oldu! O kadar bakımsız yani.. Ben 2. kata merdivenle çıkıyorum ama bize gelen misafir ve annem merdiven çıkmakta zorlanıyorlar. Aidatımızı veriyorsak kullanmakta hakkımız.
Aidatımız ilk yıl 15tl,ikinci yıl 20tl, üçüncü yıl 25tl oldu. Cüzi rakamlar bunlar biliyorum ama hizmet falan hak getire.. Yoksa helal olsun verilen paralara.. Bide aidat toplamaya gelen yöneticimiz sadece kapı arasına kağıt sıkıştırıp gidiyor!! Biz notu alıp parayı kendi dairesine çıkarıyoruz paşa paşa! Hayır bende kapı arasına sıkıştırcam ama apartmanın dış kapısı bozuk, biri girip çalacak vs!!! Apartman kapısı bi açık bi kapalı bu yüzden apartmana 2 kez hırsız girdi.. Ve hırsız girilen dairelerden biri de bizim daireydi.
Ben bu 25tl'yi ne için veriyorum Allah aşkına????
-Neredeyse tüm tuşları bozuk asansöre mi? Ki şu çağır düğmesi hep içe kaçık bi şekilde ne zaman basıp çağırsam öylece içe göçüyor.
-Haftada 1 temizleyen ama asansöre dokunmayan temizlik görevlisine mi? (Su ve temizleyici deterjan bizden)
-Yoksa apartman kapısının zırt pırt bozulmasına mı ?
Plansız post..
Şimdi yazacağım posttan ben sorumlu değilim :) Klavyemden neler dökülürse işte.. Uyku problemim yine baş gösterdi :(Zaman zaman bende olur öyle..Neyse, bu ara evi taktım kafama büyük bir değişimden geçecek %90! Sali günü Baumaxx 'a gidicez neler neler alıcaz (yani ben öyle sanıyorda olabilirim).. ;)
Bu arada annemin fıstık çileği meyvelerini verdi! çok ama çok tatlılar..Bakınız şunun güzelliğinee ve tadıda enfesti hele kokusu! %100 organik anne yapımı çilek!(otomobil tanıtımı gibi oldu 0km gibi ) Hemen hüplettik tabi ;) Annemde; ben o kadar uğraştım yediniz yavrularımı, dediysede kendisi de yedi valla :)
Bunların içi bildiğiniz pembe, beyaza yakındı valla.. Yaptık yedik yinede salatayı! Bence annem şu sebze-meyve yetiştiriciliğine acilen, prof bi şekilde el atmalı :(
Bi de diyetisyen tavsiyesi üzerine sıvı tüketimini arttırdım ama bu seferde abarttım sanırım..Benim neden bi ortam yok yahu? Abartıyorum herşeyi , 2 dk da bir içecek bişeyler alıyorum yanıma. Hatta bakın şimdi çektim bu fotoyu bu bardakla bütünleşik yaşıyorum :)
Bu arada annemin fıstık çileği meyvelerini verdi! çok ama çok tatlılar..Bakınız şunun güzelliğinee ve tadıda enfesti hele kokusu! %100 organik anne yapımı çilek!(otomobil tanıtımı gibi oldu 0km gibi ) Hemen hüplettik tabi ;) Annemde; ben o kadar uğraştım yediniz yavrularımı, dediysede kendisi de yedi valla :)
Bugün öğle saatlerinde bu çileği öpüp, koklayıp mis gibi yerken. Keşke tüm sebze ve meyveleri böyle tüketebilsek diye dualar ederken. Akşam salata yaparken hormon basılmış bu siyam domatesleri beni benden aldı!!!
Bi de diyetisyen tavsiyesi üzerine sıvı tüketimini arttırdım ama bu seferde abarttım sanırım..Benim neden bi ortam yok yahu? Abartıyorum herşeyi , 2 dk da bir içecek bişeyler alıyorum yanıma. Hatta bakın şimdi çektim bu fotoyu bu bardakla bütünleşik yaşıyorum :)
Çokca çay içiyorum kocaman çay fincanlarıyla:) Bazen de e ğlenceli hale getiriyorum tam da böyle;
Balıklarımı yüzdürüyorum çayımda :) Balık ve çay iyi gidiyor deneyin derim..
Sonraa İstanbul'u özledim ben.Şaka maka özlüyorum ben artık o şehri. Bir şehir herkesi kendine aşık edebilir mi? Sevdiklerinle beraber çok daha güzelleşen, devleşen bir şehir İstanbul.. Ve eğlenceli bir Beyoğlu gecesi, Sevgilim,büyük kız kardeş Seda ve ben!
Ay iyi ki de plansız bir post olmuş he aklıma geldikçe ordan burdan konuşuyorum bıdı bıdı.. Zaten ne olcak bu gevezelik hali bende hiç bilmiyorum ? Bu üsttekini ben yaptım yani aşkımı dağlara taşlara olmasada böyle masalara falan yazıyorum :):)
Aşk dedim de Gani yarın Almanya'ya uçuyor :( Sonra gelecek yine gidecek nasıl alışcam ki buna?Halbuki alışacağıma dair söz de verdim bu yeni işine girerken! Alışmaya çalışmak diye bişey yok, alışmak zorundayım sanırım!
Neyse neyse bu plansız postumu küçük kız kardeş Bersu'nun bu fotosuyla bitiriyorum ;
Bersu bu ne hal yahu ne kadar çirkinsin :))
Kalın sağlıcakla..Sevgiler..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













































